1999’dan 10 albüm

Zaman Makinası|

1999 yılında dünya nüfusu altı milyardı. Barbie kırkıncı yaşını kutluyordu. Notting Hill sinemalardaydı. Şimdi anbean değişen kuruyla canımızı acıtan Euro o yıl ilk defa on bir ülkede kullanılmaya başlamıştı. Modada grinin parlak tonlarının oldukça popüler olduğu 1999 yılında bizim evdeki en trend obje de üstünde aynı parlak griyle Millenium yazan bir çerçeveydi. Tüm bunlar bir yana yirmi yıl önce belki bazılarınız benim gibi hala çocukken yıllar sonra keşfedeceğiniz harika albümler yayımlandı. Diskolar elektronik müzik ve ülkemizde yeni yeni yeşeren rave kültürü ile kasıp kavrulurken milenyum çılgınlığına zamansız müzikleriyle meydan okuyan o yıl çıkan albümlerden en iyi on tanesini, sizin için sıraladım. (Yazı: Esra Gündoğdu)

13 – Blur

Blur, 90’ların her anına damgasını vurmuş az sayıda birkaç gruptan biri. 13 de, bence grubun en iyi albümleri değilse de,  kesinlikle 1999 yılının açık ara en iyi albümlerinden  13, bir neslin hastalıklı bir şekilde dinlediği, asla eskimeyecek Tender ile başlıyor. Bu albümde Blur, yıllarca isminin birlikte anıldığı Britpop efsanelerinden, özgün denemeleri, karakterize müzikal altyapısı ve vokaliyle sıyrılmayı başarıyor.

Open in Spotify

Baby One More Time – Britney Spears

Konumuz 1999 yılı müziğiyse, Britney Spears’tan bir noktada mutlaka bahsetmemiz gerekir! 2007 öncesi Britney, pop müzik krallığını sadece on sekiz yaşında bu albümle kurmaya başladı. Sevin ya da sevmeyin, nerde duysanız tanıyacağınız karakteristik bir vokali var ve bu ilk albümünde Britney ne kadar güzel şarkı söyleyebildiğini tüm dünyaya göstermek için çok büyük çaba sarf ediyor. Albümdeki E-mail My Heart gibi şarkılarda bize zamanın trend ve ayrıcalıklı teknolojilerinden bahseden Britney’nin bu albümünü yılın en iyi albümlerinden biri olarak, seve seve listenin sonuna yerleştiriyorum:

Open in Spotify

Love in the Time of Science Emiliana Torrini

İzlanda’nın soğuk ve sert coğrafyasının sesi Björk’se, güneşli günlerinin eşlikçisi de Emiliana Torrini’den başkası değil. Love in the Time of Science yer yer trip-hop’a kayan temposu ve masalsı vokaliyle, Fiona Apple gibi yirmi iki yaşındaki Emiliana’nın kendini arayışları ve düşüp kalkışlarıyla, benim gibi bir çok genç kadına yol gösteren bir albüm olmaya devam edeceğe benziyor. Bu albümdeki favorim ise kesinlikle David Bowie’yle birlikte yazdığı Unemployed in Summertime.

Open in Spotify

When the Pawn – Fiona Apple

Üç yıl aradan sonra yayınladığı ikinci stüdyo albümü When The Pawn için müzisyenin şarkı sözü yazarlığında rüştünü ispatladığı kaydı denilebilir. Fiona Apple’ın alametifarikası piyano ve vokal ağırlıklı şarkılarının en iyi örneklerinden Love Ridden da yer aldığı, genel olarak rock soundu  hakim bu albümde Fiona hem harika bir şarkı sözü yazarı hem de iyi bir müzisyen olduğunu vahşi ve kırılgan eşsiz vokaliyle dünyaya haykırıyor.

Open in Spotify

Instrumental Soundtrack – Fugazi

Bu albüm, 1999 yılında yayınlanan Fugazi belgeseli Instrumental’ın film müziklerinden oluşuyor. Grubun ’70’lerden itibaren punk müziğe yön veren şarkılarından bazılarının demolarını dinleme şansı bulduğumuz, enstrümantal ağırlıklı bu albüm, uzun zamandır görmediğiniz eski bir arkadaşla karşılaşmak ve arayı yakalamak tadında. Albümdeki favorim I’m So Tired ise grubun yumuşak tarafından, duygusu yüksek bir şarkı.

Open in Spotify

Play – Moby

Amerika’da hiç sevilmeyen ve zamanında birçok radyonun çalmayı, dergilerin yer vermeyi reddettiği Play, bir yıl sonra ilginç bir şekilde Avrupa müzik listelerinde bir numaraya yükselmiş. Moby’nin müziğinin, punk ağırlıklı Animal Rights’tan sonraki keskin değişiminin kabul edilmesi kolay olmamış, ama benim en sevdiğim Moby şarkılarının hepsi bu albümde yer alıyor. Güçlü vokaller ve Moby’nin elektronik çeşitlemeleriyle, ben bu albümde özel bir şeyler bulabilenlerdenim.

Open in Spotify

The Man Who – Travis

Mayıs’ta çıkardıkları The Man Who ile Travis, Haziran’da Glastonbury’de küçük bir sahnede yer alacaktır.  Yağmuru çamuru bol Glastonbury’de o gün pırıl pırıl, güneşli bir gündür ve Travis’in keyfi yerindedir. Sahneye çıkarlar. Why Does It Always Rain On Me’yi çalmaya başladıkları anda yağmur başlar. Grubun, sahneden sonra festivali terk edecek kadar morali bozulur. Ama otele geldiklerinde televizyonda herkesin bu tatlı tesadüften bahsettiğini görürler ve işte tam o gün başlayan hikayenin devamını hep birlikte yirmi yıldır zevkle izliyoruz.

Open in Spotify

Californication – RHCP

Californication kişisel müzik listelerimizde artçı etkilerini hala hissettiren, içinde dönüp dönüp dinlediğimiz şarkıları barındıran bir albüm. Hayatımda duyduğum en iyi yol şarkısı Road Trippin’, on dört yaşında içinde Cobain dediğini fark etmemle kalbimde hemen bir yer açtığım Californication ve nerede çalınsa bir ağızdan söylenecek Otherside ile bu LP sadece 1999’un değil, tüm zamanların en iyi albümlerinden biri.

Open in Spotify

Post Orgasmic Chill – Skunk Anansie

Skunk Anansie’nin Post Orgasmic Chill albümü, 1999 yılının elektronik denemeleriyle sert rock tınılarının muazzam bir birleşimi. Herhalde o yıl aynı anda hem kulüplerde hem barlarda hem de ekseriyetle ev oturmalarında bu kadar çok çalınan başka bir albüm çıkmamıştır. Yaratıcı ismine binayen, hiç de sakin olmayan bu şarkılardaki acımasız gerçeklik ve albümün her anını saran orijinallik, onu 1999’un en iyi albümlerinden biri yapıyor.

Open in Spotify

The White Stripes – The White Stripes

1999 yılının en iyi albümlerinden biri de The White Stripes’ın kendi adını taşıyan ilk albümü. Birçok şarkıda Jack White’ın blues gitarı üstüne Maggie’nin sert rock’n roll ritimleriyle tadından yenmez uzun bir müzikal yolculuğun temelleri atılıyor. White Stripes’ı kırmızı, siyah, beyaz kıyafetleri ve tasarım ögeleriyle beynimize kodlayan, grubun bu ilk albümü, en iyi ilk albümler listeme de üst sıralardan giriş yapabilir!

Open in Spotify

Comments are closed.