Açık konuşayım hepsi çöp

Portre|

Bir röportajında “Anoreksiya oldum, depresyona girdim ve çöktüm. Neden kendimden nefret ettiğimi biliyordum. Neden kendimi kustuğumu biliyordum. Neden yok olmak istediğimi biliyordum” demişti Dolores O’Riordan. Hayatı kolay yoldan yaşayamadı.

Dün akşam onun yaşama veda ettiğini öğrendiğimde tam bir şok yaşadım. Kalbime tanımlayamadığım bir şey saplandı ve sanırım hala orada. Acıtmaya devam ediyor. Henüz kırk altı yaşındaydı. Bir insan öldüğünde ilk önce bunu düşünüyorsunuz ister istemez. Kaç yaşında? Sevdiğiniz birinin hangi yaşta göçüp gittiği sizi ya biraz yatıştırıyor ya da iyice dibe götürüyor. Emin olun kırk altı yaş ikincisini yapıyor.

Bu kısa yaşamına büyük başarılar sığdırdı Dolores. Ruhu şad olsun Çetin Altan’ın deyimiyle mezara girenlerden değil, ansiklopedilere girenlerdendi O. Dün akşam Twitter’da ya Cranberries’in YouTube’a yüklü şarkılarının yorum kısımlarında bunu fark edebiliyordunuz.

Dünyanın farklı köşelerinden insanlar farklı dillerde ona dair iyi dileklerini ve sevgilerini belirtiyorlar. Hangi ülke, hangi coğrafya, hangi dil olduğu önemsiz. İnsanlar için Dolores O’Riordan ve onun vokal yönü önemliydi. Söylediği şarkılar, dinleyiciye ilettiği etkiler, yarattığı yeni dünyalar ve kusursuz enerji… Önemli olan buydu.

The Cranberries’in kurucusu değildi, ama zamanla lideri oldu. Grubun bir kadın solist için verdiği ilana başvurdu ve böylece ekibe katıldı. Limerick merkezli The Cranberries kariyerinin ilk üç yılını üreterek, bir tavır üzerine kafa yorarak ama en önemlisi ilk albüm için fırsat kollayarak geçirdi. Takvimler 1 Mart 1993’ü gösterdiğinde de o fırsatı bizzat yakaladılar. Everybody Else Is Doing It, So Why Can’t We adlı debut albümleri çıktığı gibi önce İrlanda’da, ardından tüm Birleşik Krallık’ta büyük ilgi uyandırdı, zirveye çıktı. Ama onlar için en büyük zirve bu değildi. Bir sonraki yılı beklemeleri gerekecekti.

Evet, Zombie’den bahsediyorum. 3 Ekim 1994 tarihinde yayımlanan ikinci albümleri No Need to Argue tam anlamıyla deprem etkisiyle düştü dünyaya. Henüz dijital platformların olmadığı bir çağda yirmi milyon adet satış rakamını aştı No Need to Argue. Toplamda on iki şarkılık başarılı bir kayıt. Tüm anlarıyla protest rock ve alt. rock kanallarını klas adımlarla buluşturan bir albüm. Beş numarasında Zombie’nin yer aldığı bir uzunçalar.

Zombie için şöyle diyor Dolores: “O artık bir pop şarkısı ama onun esas sahibi dünyanın her yerinde acı çekerek yaşayan insanlardır.” Söz ve müziği Dolores’e ait şarkının İrlanda’nın o dönemki konjonktürel dalgalanmaları düşünüldüğünde mükemmel bir karşılığa denk düştüğünü belirtmemiz gerekiyor. Sadece The Cranberries çok meşhur olduktan sonra bir stadyum konserinde Zombie’yi çaldığında konserdeki kitlenin bağırıp çağırmasından bahsetmiyorum. İnsanlar o şarkıda pencere dışında yaşananları tüm çıplaklığıyla gördüler. Video klipteki askerlerin, namlunun ucundaki yaşamın karşılığı pencerenin dışında gerçekti çünkü. Zombie kendi döneminde yayımlanmış diğer şarkıların hiç olmadıkları kadar gerçekti.  

Onu ve grubunu tek şarkıya sıkıştırmak haksızlık olur. Tamam The Cranberries ve Dolores O’Riordan denince benim aklıma da en çok Zombie geliyor ama sadece o gelmiyor. Grubuyla toplam altı albüm yayımladı Dolores. 2003’te tam on üç yıllık birliktelikten sonra Cranberries molaya çıktı. 2009’da tekrar birleşti. O ara dönemde Dolores boş durmadı ve dikkate değer iki solo albüm yayımladı. The Cranberries yola yeniden çıkınca dünya turnesi açıkladı ve bu kapsamda 2010 yılında İstanbul’a da geldiler. 2012 yılında ise grup kariyerinin altıncı ve final uzunçalarını Roses adıyla çıkardı.

Sekiz yaşında tacize uğrayan, hayatı boyunca depresyonun izinde nefes alan biriydi Dolores. Son yıllarda ise başka sağlık problemlerini de bünyesinde taşıdı. The Cranberries’in bazı konserleri bu durumdan dolayı iptal edilmişti. Yine de ayakta kalmak için çabalıyordu. Kendi deyimiyle çocuklarına ve müziğe sarılarak mutluluğu bulmaya çalışıyordu. Sadece kırk altı yaşındaydı. Bu hikaye kesinlikle yarım kaldı. Bir keresinde şöyle demişti Dolores: “Para ve şöhret mi?  Açık konuşayım hepsi çöp. Hayatta sevgi en önemli şey.” 

Paylaş

Comments are closed.