Alice Glass – Alice Glass EP

Albüm Kritik|

Lise yıllarımda arkadaşlarımla yaptığım hararetli müzik konuşmalarında Alice Glass’ın ne kadar özgür ruhlu, punk, güzel ve yetenekli olduğunu dinlemekten bıkmıştım. Bu zamanların üzerinden yaklaşık beş sene geçti ve Alice Glass’ın artık solo bir sanatçı olduğu şu günlerde geriye dönüp baktığımda ilk defa arkadaşlarıma hak veriyorum.

Crystal Castles’ın muazzam başarısı tabii ki tamamen Alice Glass’a borçlu değildi. Ancak prodüktör Ethan Kahn’ın Glass gruptan ayrıldıktan sonra iddia ettiği derecede silik ve etkisiz bir isim de hiçbir zaman olmamıştı. Geçen sene Crystal Castles’ın yeni bir vokalle yeni uzunçalarını servis etmesine tanıklık ettik. Klasik Crystal Castles tınılarının devamı niteliğinde, insanı şaşırtmaktan ancak yine de hayal kırıklığından da uzak kayıtlar bütünüydü. Şimdi tam bir sene sonra hikayeye Alice Glass perspektifinden dahil oluyoruz. Yaklaşık yirmi dakika süren altı şarkılık EP Glass’ın kendini en iyi ifade ettiği eseri oluyor. Açılışı ilk single Without Love ile yapıyoruz. Klasik Crystal Castles şarkılarının aksine albümün mixing aşamasında Glass’ın vokallerini net bir açıdan duyabildiğimiz bir kayıt. Dinleyiciyi yakalayan melodisi ve prodüksiyonu ile dikkat çekmeyi başarıyor. Alice Glass bunu duysa bana sinir olurdu ama yine de söylemeden geçemeyeceğim: Bu kayıt aynı zamanda fazlasıyla popüler pop kültürüne aitmişcesine tınlıyor. Ancak yine de kesinlikle basit ve emekten uzak, hızlıca tüketilmesi için yaratılmış değil. Hemen ardından gelen Forgiveness de yine açılış şarkısının getirdiği duyguları devam ettiriyor. Albüm ortasını dolduran Natural Selection, White Lies ve Blood Oath ise EP’nin bizi şaşırttığı ve bunun gerçekten bir Alice Glass albümü olduğunu bize hatırlatan tınılar oluyor. Eski Crystal Castles’ın her zaman dikkat çeken bir sıradışı tarafı vardı. İşte bu taraf Alice Glass sayesinde var oluyordu olmalı ki EP’de deneysellik kapsamlı bir şekilde hakim. Uzunçalar öncesi bir ısınma turu olması muhtemel bir EP Alice Glass. Glass ise geçmişini silmeden ona yeni bir anlam katmayı başarıyor. EP’nin güçlü yönleri de işte tam da bu noktadan doğuyor. Yeni kayıtlarını şimdiden merak ediyorum.

Comments are closed.