Ari Barokas – Lafıma Gücenme

Albüm Kritik|

Lafıma Gücenme Ari Barokas’ın ilk solo albümü. Muhalif tavrını yıllar içerisinde zenginleşen ve sağlamlaşan müzikal birikimiyle yoğuran Barokas hem sözleri hem de düzenlemelerini değerlendirdiğimizde yerli sahnenin son zamanlardaki en zekice işlenmiş albümüne imza atıyor.

“Ben sana akıllı desem de salaksın, lafıma gücenme hiç.” Albüm boyunca gerçekleri birer birer yüzümüze vurduğunda lafına gücenmeyeceğimiz kadar sıkı bir dostumuz oluyor Ari Barokas. Yeri geldiğinde bizi karşısına alıp konuşuyor, bazen de yanımızda hayatın akışı yönünde eşlik ediyor bize. Samimiyetinden bir an bile şüphe duymuyorsunuz. Politik duruşunu sergilediği kısımlarda zaman zaman iç çekerek, zaman zaman tebessüm ederek eşlik ediyorsunuz. Albümün protest tavrının ağırlıkta olduğu bir gerçek. Ancak “sürekli siyaset ile iç içeyiz, müzik tüm bunlardan biraz olsun uzaklaşabilmek için” yaklaşımını sergileyenlerin bile kendine yakın bulabileceği bir çalışma var karşımızda. Ari Barokas derdini sesini yükseltmeden, alabildiğine telaşsız bir tavırla aktarmayı seçiyor. Olan biteni bu denli abartısız fakat nüktedan bir üslupla anlatabilme meziyeti zengin bir akustik yapı ile birleştiğinde son zamanların en keyifle dinlenesi çalışmasına kulak verdiğinizi fark ediyorsunuz. Uzunçaları güzelleştiren bir diğer husus ise geri vokallerde 123 ve Lara Di Lara’dan tanıdığımız Dilara Sakpınar ve Büyük Ev Ablukada’dan Gülin Kılıçay’ın ses veriyor olması. İstanbul Pür Müzik’te canlı kaydedilen uzunçaların mix ve mastering süreci İrlanda’da gerçekleşti. Açılış şarkısı Yaşıyorum Sil Baştan ve albümün sonlarına doğru ses veren Yalan’a kulak verirken bir Duman şarkısı dinliyormuş gibi hissetmeniz olası. Bu durum müzisyenin yıllar boyunca Duman soundunun omurgasını temsil etmesinden kaynaklanıyor elbette. Salaksın, Gavurlar ve Nafile gibi uzunçaların politik kimliğini temsil eden şarkılar memleket hallerinin gözümüzün önünden bir film şeridi gibi geçmesine neden oluyor. Halet-i ruhiyemizi oldukça başarılı bir hikaye anlatıcılığıyla betimliyor Barokas. Albümün kulak kabartılması gereken parlak anlarından biri müzisyenin ses renginin olanaklarını keşfettiğimiz kapanış parçası, bir nevi akustik şölen diyebileceğimiz Egotango. İlk uzunçalara göre ziyadesiyle olgun ve dinleyiciye direkt ulaşan bir kayıt Lafıma Gücenme. Kulak vermekte fayda var.

Paylaş

Comments are closed.