Aux Animaux – Black Holes EP

Albüm Kritik|

Bundan üç yıl önce Stockholm’de kurulan Aux Animaux ilk kısaçaları Black Holes boyunca synthwave tavrını merkeze alıyor. Atmosferik ritimlerin eşlik ettiği vokal anları tanık olmaya değer.

Ghosty ve Jons mahlasıyla müzik kariyerini sürdüren ilk üyenin bir araya gelmesinden meydana çıkıyor Aux Animaux. 2015 yılının sonlarına doğru yola çıkan bir proje bu. 19 Ocak günü tümüyle bağımsız olarak yayımladıkları Black Holes’a kadar imzalarını taşıyan başka kayıtlar da var. Örneğin geçen yaz iki single birden paylaşıyorlar. İsveç ve Almanya’da sahne alıyorlar. Arada bir süre Fransa’da bulunuyorlar. Tüm bu konumlara İstanbul’u da eklemeliyim. Vokalin kökeninde yer alan şehir İstanbul çünkü. Farklı ülkeler, başka şehirler ve kuşkusuz birbirine çok benzer ya da birbirine çok yabancı insanlar… Aux Animaux adındaki bu yeni ekibin şarkılarını ilk dinlediğim zaman kaçışın, başka yerde olmanın isteğiyle yanmanın tüm yönlerini hissettiğimi hatırlıyorum. “Londra’dan çıkma herhangi bir indie pop grubu gibi tınlıyorlar” diyene hak veririm ama Aux Animaux bende daha başka yere ulaştı. Geçiş kanalları kusursuz değil, vokal final anlarında korkmadan tonu kaybetmek pahasına sınırları zorluyor ve ses yükseltiyor. Bunları makineleşen ve aynılaşan Londra indie pop tayfasında göremezsiniz. Aux Animaux nereye ait olduğuna dair kafa karışıklığın, sound konusunda zenginleşmeye çalışırken kaybolmayı bizzat tadıyor. Vokalin aradığı yeniliklerde bazen biz de kayboluyoruz. Evet, ama daha fazlası da var. Black Holes kapsamında dört şarkı duyuyoruz. Aynı adlı açılış parçasından son perdedeki Street Fright’a kadar tek bir yerde değiliz. Grubun içinden geçtiği şehirler gibi sürekli alan değiştiriyoruz. İçerikteki diğer iki şarkıya da bu noktada değinelim. İki numarada The War, hemen arkasında ise Revolution… Benim favorim olan Revolution’da birkaç cümle kadar yaşamak istiyorum. Bass vurgusunun ritim geçişlerinde kalbiniz atıyor, o anki atmosferi oluşturan electronic wave ise şarkının başlangıç ve bitişini bir nevi kutsuyor. Aux Animaux 80’lerin Fransız yeraltı gruplarının paslı soundunu olduğu gibi almaktansa onu kendi açısından güncelliyor Revolution boyunca. Dört şarkıya tek pencereden baktığımızda ise evet Black Holes bir başyapıt değil. Bu EP bizi Aux Animaux ile tanıştıran ilk öykü. Devamından oldukça ümitliyim.

 

Paylaş

Comments are closed.