Banks – III

Albüm Kritik|

Banks her geçen albümde müzisyen ve vokalist kimliğinin üzerine biraz daha koyuyor. Sıralı bir yolculuk hedeflediğini sanmıyorum. Yayımladığı her albümün birbirine dair geçirgen hikayesi olsun diye çabalamıyor. Ancak bir bütünlük var. III bu bütünün şimdilik son halkası olarak karşımızda.

Tam adıyla Jillian Rose Banks yirmi altı yaşındayken ilk albümünü çıkarmış ve Goddess adlı o debut LP ile pop sahnesinde geleceği olduğunu fısıldamıştı. Adım adım hedefine ulaştığını söylemek zor değil. 2016’da The Altar onun ikinci stüdyo çalışması olarak ses verdiğinde seviyeyi daha da yukarı taşımıştı. Peki ne yönde? Elbette seksi olmak zorunda hissetti kendini. Bu açıya uygun video klipler hazırlandı. Turne posterleri bu açıya uygun tasarlandı. Bunu eleştirmiyorum. Los Angeles’ta ya da herhangi bir yerde majör pop sahnesinde ilerlemek istiyorsanız şarkı söylemek, sadece söylemek yeterli olamıyor. Erkek ya da kadın için de fark etmiyor. Bir performans yaratmanız, bir konsept yaratmanız ve kendinizi tüm benliğinizle o konseptin merkezine yerleştirmeniz gerekiyor. The Altar ile bunu yaptı Banks. Çıkış tekliği Fuck with Myself’ti örneğin. “Ben de buradayım” diyordu Banks ve haklıydı. Oradaydı. Çok iyi bir albüm süreci ve ardından başlayan konser dönemi geçirdi. Hayatında hiç kazanmadığı kadar para kazandı. Hemen her şeye ulaştığın hissi seni tembelleştirir. Nasıl başardı bilmiyorum ama bu hisse yenilmedi o. Devam etti ve şu an devam ettiği noktadayız işte. III sahip olduğu her şeyi temsil ediyor. Üçüncü albüm mü? Evet. Üçüncü bölüm mü? Evet. Farklı şehirler arasında dolaşırken yazılan şarkılar. Sohn, Hudson Mohawke, Tim Anderson ve Liam Gallagher’ın özel destekçisi Paul Epworth gibi alanında uzman birçok isim III’nin prodöktörlüğünü üstleniyor. Açılış Till Now ve hemen ardından gelen Gimme bir vokal ışıltısından ziyade gücünü prodüksiyon temelinden alan iki majör şarkı. Sıradaki parça Contaminated pop electronic tavrında güncel bir balad. Alaska, What About Love ve Godless içeriğin parlayan diğer yıldızları. Banks burada artık otuzlarında olduğunu değil, hala sanki her şey ilk albüm sürecindeymiş gibi dinamik kanallar arıyor. Hala kendini kanıtlama peşinde. Hala “sevgimiz kusurlu” derken inandırıcılığını koruyor. Ben ona inanıyorum. Stroke’u dinleyin. Duyduğunuz şey sadece efekt beat gibi gelebilir. Ardından başlayan synthesizer ve vokal birleşimi size duyduklarınızın daha derin hattan geldiğini haykıracak. III sıra dışı bir albüm değil ama en azından bunu denemediğini kim söyleyebilir? 

Comments are closed.