Bohemliği bir kenara bırak

Konser|

BacktotheSound olarak 4 Nisan Perşembe gecesi Cingi Performs Queen konseri için Zorlu PSM Studio sahnesindeydik. Bohemliği bir kenara bırakıp bir güzel rock dinledik. (Yazı: Merve Dağlıoğlu)

Queen Tribute projesi Selçuk Sami Cingi ve Ahmet Tekneci tarafından 24 Kasım ’08 tarihinde Freddie Mercury’nin ölüm yıldönümünde ilk kez hayata geçti. On yıldır da müzikseverlerle buluşuyor. 2012 senesinde üniversitede branşım dışındaki tüm seçmeli dersleri almaya çalışıyorken Cingi’den aldığım müzik dersi sonrası kendisi tüm öğrencilerini Babylon’da gerçekleşecek ve o zamanki adıyla Freddie Mercury & Queen Live Tribute by Cingi performansına davet etmişti. O zaman hem seçilen şarkılara hem de Cingi’nin sahne performansına vurulmuştum çünkü müzik sahnede büyümeli, hem sanat hem de biraz şov barındırmalıydı ve Cingi’nin sahnesinde bu ikisi de bolca vardı. Seneler sonra proje onuncu yılını kutluyorken bu özel gece için arkadaşım Mahmut Saral’dan bir davet aldım ve tabii ki “hadi gidelim” dedim.

Queen grubunu ve efsanevi solistleri Freddie Mercury’nin hayatını anlatan Bohemian Rhapsody filminin etkisi olsa gerek bizi Zorlu PSM Studio kapısında upuzun bir kuyruk karşıladı. Gerek anne babasıyla konseri izlemeye gelen gençler, gerek çocuklarını da alıp bu güzel dinletiye gelen aileler oldukça fazlaydı. Queen tshirtlerini giyip gelen ve “hadi başlasın artık” diyerek heyecanlarını dile getiren çok fazla dinleyici vardı.Sahne önce tam karardı, ardından sahne ışıkları açıldı. Bir de baktık ki Freddie’nin meşhur silueti sahnedeydi. Proje dahilinde sahnede, gitar/vokal’de Selçuk Sami Cingi, davulda Kutay Soysal, klavyede Emin İnal, bas gitarda Seda Kireççi ve üç kişilik bir geri vokal ekibi yer alıyordu.

Konser We Will Rock You klasiğinin hızlı ve daha kısa bir versiyonu ile açıldı. Dinleyenler de hep bir ağızdan ağızda eşlik etmeye başladılar. Yedinci şarkıda I Want to Break Free ile daha da hareketlenen dinleyiciler bir sonraki şarkıya geçmeden gelen yirmi saniyelik bir AC/DC sürprizi ile daha da keyiflendi. Kutay Soysal’ın davul solosunun ardından dinleyicilerden gelen Radio Gaga isteği de geri çevrilmedi ve anlık olarak parçanın girişi çalındı.

Ardından sahneye Yüksek Sadakat grubunun gitar ve geri vokali Serkan Özgen davet edildi. Cingi akustiği, kendisi de elektrik gitarı aldı eline ve ikiliden Crayz Little Thing Called Love ile muhteşem bir rock & roll dinledik. Ardından muhteşem bir klavye solosu ile Love of My Life ile geldi. Belki daha önce sevgiliye söylenememiş o sözler hep bir ağızdan dile geldi. Hammer to Fall ile sahneden inerlerken tüm dinleyiciler aynı şarkının sözleri gibi “bir kez daha” dediler ve sahne Bohemian Rhapsody ile bir kez daha canlandı. Şarkıya herkes eşlik ederken malum operatik bölüm videonun orijinalinden alınmış ve konser mekanının duvarlarına yansıtılmıştı. Yirminci yüzyılın en çok dinlenen şarkısının ardından sıradaki parça We Will Rock You oldu. Davul vurdukça eller çırpıldı, eller çırpıldıkça sesler daha da yükseldi. Final şarkısı ise yine Serkan Özgen’in eşlik ettiği We Are the Champions oldu. Sahnede dinlediğimiz yirmi dört şarkının biriken tüm enerjisi son şarkıda adeta patladı. Tüm müzikseverler kendinden geçti.

Son söz olarak Cingi Performs Queen, Queen’nin sevilen ve bilinen parçalarının yanı sıra kendi konserlerinde de sık çalmadıkları bazı parçalarını da seslendirdi. Konser sonrası ödüllü Bohemian Rhapsody filmini tekrar izleyenlerdenim. Tadı damağımızda kaldı. En başta da dediğim gibi bohemliği bir kenara bırakıp bir güzel rock dinledik. Bir sonraki konserde görüşmek üzere.

Comments are closed.