Burcu Tatlıses – Uzaklar

Albüm Kritik|

İlk stüdyo albümü Güzel Kokuyorum’u 2015’te yayımlayan Burcu Tatlıses, Uzaklar adını verdiği yeni albümünde her çalışmasında daha da güç kazanan kendine has şiirsel diliyle bizlere seslenmeye devam ediyor.

Burcu Tatlıses müziğe farklı bir gözle bakıyor. Bu cümleyi rahatlıkla sarf edebiliyorum. Farklı olmak her zaman bir meziyet olarak görülmemeli elbette, fakat Burcu Tatlıses günümüz pop müziğine ilerleyici vizyonunu katıyor ve salt pop müzik formülasyonlarından uzak duruyor. Tekdüze bir pop albümü ile karşılaşacağınıza dair ön yargılarınız varsa onları bir kenara atmalısınız. Prodüktörlüğünü Burcu Tatlıses ve Selim Aydın’ın birlikte üstlendiği Uzaklar’da sekiz şarkı ses veriyor. Oldukça duygu yüklü ve yoğun olmalarına rağmen hiçbiri sizi ağırlığı ile ezmiyor. Aşkın binbir halini dinliyor ve yaşıyoruz uzunçalar boyunca. Yalnızca aşk değil, hayat ile kenetlenmiş birçok duygu saklı bu albümde. Söz konusu aşk ve hayat hallerini dramatize etmiyor, naif bir gerçeklikle ulaştırıyor bize. Boğazımızda hissettiğimiz düğümleri teker teker çözebileceğimizi hissettiren, ama çoğu zaman gerçekliği ile içimizi burkan hüzünlü şarkılar duyuyoruz. Uzaklar’ı “Geride bırakmadığım ama uzaklara emanet ettiğim hikayelere bir selam ve teşekkür” notuyla sunuyor Tatlıses. Yaşanmışlıkları geride bırakamasak bile uzaklara emanet etmenin dayanılmaz bir hafifliği var şüphesiz. Uzaklar, geçmişinizde yer eden her ne varsa onlara şimdiki zamanın süzgecinden taze bir farkındalık kazandırıyor. Tatlıses’in ilk ve ikinci stüdyo albümünü değerlendirdiğimizde asla bir kendini bulma çabası içerisinde olmadığını anlayabiliriz. Müzisyen yıllar içerisinde söz yazarlığı tecrübesi ile kendini sürekli beslediğinden olsa gerek, müzikal tavrında eğreti duran herhangi bir nokta yakalamak olası değil. Dingin ve zarif sesinin önderliğinde “Beni buradan göndermeyin” diye başlıyor Uzaklar, kişisel favorilerimden biri olan Düşmedim Daha ile devam ediyor. Sekiz şarkı süresince enstrüman kullanımı da oldukça yerinde ve özenli. Uzunçaların en şiirsel şarkısı Mahir Ah, özellikle de Tatlıses’in sounduna aşina olanların çok seveceği bir parça. Bu Gökler ise zarifliğiyle ve yarattığı pozitif hissiyatla ilham veriyor. Uzaklar, modern pop tavrına mesafeli olanların bile bir şans vermesi gerektiğini düşündüğüm kalburüstü bir kayıt.

Share

Comments are closed.