Childish Gambino – Awaken My Love

Albüm Kritik|

Ne baştan sona bir albümü, ne de tek bir şarkıyı dinlemek için yeterli zaman yok. Ortalama beş dakikalık video klipler yarısına bile gelmeden kapatılıyor.

İnternet çağında çoğu şeyden beklentilerimiz yüksek, çoğu şeye ise sabrımız yok. “Ne anlatacaksan çabuk söyle” demeyi tercih ediyoruz. “Lafı çok uzatma. Başka şarkıya geçmek üzereyim.” Müzisyenlerin büyük kısmı bu hız içinde konum arıyorlar artık. “Eğer hıza ayak uydurarak nakarat yazarsam insanları kazanabilirim” diye düşünüyorlar. Childish Gambino, yeni albümü Awaken My Love’da bu sınırdan ayrılıyor. Soul’a dokunuyor, R&B’nin içinden geçiyor, disco’yu iliklerinde yaşıyor ve kendi gözünden yakın tarihin bu moda etkileşimlerine tek tek saygı duruşunda bulunuyor. Daft Punk’ın 2013 yılındaki Random Access Memories devrimini hatırlayın. Fransız ekip o sene disco tavrını yeniden dünyanın modası haline getirmişti. Aklı başında hiç kimse de ortaya atılıp onlara “Pop yapıyorsunuz, alternative disco’yu lekeliyorsunuz” demedi, diyemedi. Çünkü Daft Punk 70’ler süresince defalarca yapılan şeyi kendi bakış açısından güncelledi ve kusursuz bir uyumla onu 2010’lara taşıdı. “Lafı çok uzatırsan milyonlarca alternatif şarkıdan herhangi birine geçerim” tehdidine kafa tutarcasına on dakikalık şarkılar kaydetti ve hız savaşını kazandı. Childish Gambino’nun üçüncü uzunçaları Awaken My Love da kendi doğrularıyla ışıklar içinde ilerliyor. Childish Gambino bir sahne isimden başka bir şey değil. The Lazarus Effect, The Martian filmlerindeki rollerinin yanı sıra bu yıl büyük ilgiyle karşılanan televizyon serisi Atlanta’nın yaratıcısı olan Donald Glover müzik kariyerini Childish Gambino mahlasıyla sürdürüyor. Glover, iyi bir aktörün ve iyi bir yapımcının aynı zamanda iyi de bir müzisyen olabileceğini kanıtlıyor. Awaken My Love’daki güçlü dans ritimleri, sarsıcı electronica vurguları tek bir şarkıyla sınırlı değil. Açılış Me and Your Mama’dan altı numaralı parça Redbone’a, hemen ardından ses veren California’dan son perdedeki Stand Tall’a kendi rüyasında yaşayan bir kayıt bu. Terrified’ın çarpıcı tonuna ise ayrıca dikkat. Awaken My Love’a en az bir gününüzü ayırın derim. Buna değecektir. Yılı David Bowie’nin Blackstar albümüyle açmıştım, kapatırken de Childish Gambino’ya kulak veriyorum. 2016 genel olarak berbat bir yıl oldu evet, ama bu iki albüm bile 2016’yı iyi hatırlamaya vesile olabilir.   

Share

Comments are closed.