DUBSTEP ve KONUŞAN BASLAR

Video|

Popüler kültürü sırtlayan en önemli unsurlardan birisi müzik. Popüler ve müzik kelimelerini de yanyana getirdiğimizde öne çıkan başlık “elektronik müzik” hiç kuşkusuz. Kökleri II. Dünya Savaşı’na kadar uzanan elektronik müzik, elektrik ve elektronik teknolojisi ile müziğin birleştiği yeni ve oldukça ilgi çeken bir sanat türüdür.

90’larda teknolojinin oldukça hızlanması ve 2000’li yıllara gelindiğinde ciddi bir dinleyici kitlesine ulaşmıştı elektronik müzik. Bestecilerin bu müzik türüne yönelmesindeki en önemli unsur, teknoloji sayesinde doğadaki sesleri değiştirebilme, kontrol edebilme arzusu diyebiliriz. Çünkü çalgı ile yapılan bestelerde, besteci çalgının sınırları ile eserini ortaya çıkarmaktadır. Ancak elektronik müzikte besteci doğrudan sese müdahale edebilmektedir ve sınırsız bir dünyada çalışmaktadır.

20’den fazla türü olan bu müziğin, özellikle alt frekansların kullanıldığı ve karmaşık ritim yapısıyla dikkat çeken türüne “dubstep” denilmektedir. 2000’li yıllarda İngiltere’de ortaya çıkan bu alt tür; genel olarak reggae, jungle ve dub tarzlarının birleşiminden oluşmaktadır. Elektronik müzikle ilk tanışan insanların  verdiği tepkiler “saçma”, “sadece gürültü” gibi tanımlamalar olsa bile, belli bir dinlemeden sonra insanı heyecanlandıran bir şeyler bulmaya başlamakta, farklı hislere yol açabilmektedir.

Özellikle dubstep parçalarda sıkça rastladığımız “konuşan baslar”, insanı ister istemez etkilemekte hatta bu sesler oldukça beğenilmektedir. Peki insanlar bu seslerden neden etkilenirler?

Araştırmacılar bunu “Korku”ya bağlamaktadırlar. Alt frekanslardaki seslerden dolayı vücudumuzdaki adrenalin salgılanması hızlanır çünkü alt frekansa sahip canlılar büyük bedene, büyük pençelere ve büyük bir ağıza sahiptir. Bunların farkında olan beyin, bizim korkmamızı ve kaçma durumuna geçmemizi söyler ancak görsel olarak güvende olduğumuzun farkındadır. Bu korku tıpkı paraşütle atlayan birinin yaşadığı korku gibi ya da roller-coaster tren içinde olan birinin yaşadığı korku veya korku filmi izleyen birisinin yaşadığı korku gibi olduğunu söyleyebiliriz.

Heyecanı seven bir tür olan biz insanlar dubstep ile güvenli şekilde korkmaya devam edebiliriz.

*Konu ile ilgili daha detaylı bilgi için Evrim Ağacı web sayfası ve YouTube sayfası ziyaret edilebilir.

Paylaş

Comments are closed.