Foo Fighters – Concrete and Gold

Albüm Kritik|

Rock müziğin son yıllardaki en büyük gruplarından Foo Fighters, yeni albümü Concrete and Gold ile karşımızda. Grup bu sefer farklı bir şekilde şaşırtıyor bizi. (Yazı: Özgür Yılgür)

Dave Grohl rock tarihinin en başarılı müzisyenlerinden birisi desem abartmış olmam sanırım. Nirvana sonrası yer aldığı her projede yeni arayışların peşinde koşan, müziğe duyduğu büyük tutkuyu dinleyicisine aktarmayı başaran ve amatör günlerindeki heyecanını hala diri tutabilen bir müzisyen kendisi. Foo Fighters da bu temelin üzerinde yoluna devam ediyor. 2011 yılında çıkarttıkları Wasting Light albümüyle çıtayı ulaşması çok yüksek bir seviyeye koymuşlardı. 2014 çıkışlı Sonic Highways şarkılarından çok, aynı ismi taşıyan belgeseliyle bir araya gelince daha dikkat çekici oluyordu. Dolayısıyla farklı bir amaca hizmet ediyordu. Grubun yeni albümü Concrete and Gold ise bu iki albümün ardından beklediğimizi bulamadığımız bir şekilde çarpıyor kulaklarımıza. Açık konuşmak gerekirse albümden dinlediğimiz ilk şarkılar olan Run ve The Sky Is a Neighborhood‘u Foo Fighters’ın en iyi şarkıları listeme rahatlıkla dahil ederim. Bu iki şarkıda da Foo Fighters’ın minik dokunuşlarla, yakalayıcı ve kendi çapında beklenmedik şarkılar yapabildiğini görmüştük. İki şarkı da dinleyene heyecan veren bir atmosfere sahipti. Fakat albümün tamamını dinlediğimde aynı hissiyata erişemedim. Bunun en önemli sebebi şarkı trafiklerinin pek de heyecan verici olmaması. Öte yandan besteler de Foo Fighters standartlarını göz önüne aldığımızda, oldukça zayıf kalıyor. Yayımlanan ilk iki şarkı dışında Justin Timberlake’in eşlik ettiği Make It Right ve Alison Mosshart’ın eşlik ettiği La Dee Da‘yı artılar kısmına yazabiliriz. Grubun davulcusu Taylor Hawkins’in vokalleri, The Beatles efsanesi Paul McCartney’in de davulları üstlendiği Sunday Rain de albümün parlayan yıldızlarından. Ancak bunların dışındaki şarkıları dinlerken heyecanlanamadığımı rahatlıkla söyleyebilirim. Foo Fighters her albümüyle daha büyük kitlelere hitap etmeyi, daha büyük konser alanlarını doldurmayı başarmıştı. Grubun bu başarısındaki en kilit durum ise albümlerinin müzikte yeni devrimler yaratması değildi bana kalırsa. Bu albümler müzikte aradığımız heyecanı ve ruhu tek nefeste üfleyebiliyordu üzerimize, esas efsunları buydu. Concrete and Gold ise o ruha ve heyecana sahip değil.

Comments are closed.