Franz Ferdinand – Always Ascending

Albüm Kritik|

İskoç indie rock grubu Franz Ferdinand beş yıllık aradan sonra yeniden ve bu sefer farklı bir şekilde var olmanın savaşını veriyor Always Ascending’de.

Duyduğunuz an içinizi kıpır kıpır yapan, sizi dans etmeye teşvik eden bir müzik ve buna ek olarak akıllara kolayca kazınan vokal melodileri. İşte Franz Ferdinand’ın 2004 yılından beri yaptığı müziğin özeti. İlk çıkardıkları uzunçalardan bu yana istikrarlı bir sounda sahip olan grup geçtiğimiz yaz Nick McCarthy’nin ailesi ile daha çok vakit geçirmek için müziğe ara vermesiyle ilk kez çekirdek kadroda değişikliğe gitti. Topluluk Nick’in yerini klavyeye Julian Corrie ve gitara Dino Bardot’u alarak doldurdu. Her alanda olduğu gibi müzik dünyasında da değişim kaçınılmaz. “Yeni bir albüm kaydederken kendinizi ve dinleyenlerinizi şaşırtmak istersiniz.” Bu sözler grubun solisti Alex Kapranos’dan. Bizleri şaşırtmak isteyen Alex ve arkadaşları beşinci albümleri Always Ascending ile daha önce olmadığı kadar yenilikçi bir kayıtla bunu başarıyor. Uzunçaların prodüktörlüğünde synthpop / French house kültürlerinden çıkmış Fransız Philippe Zdar var. Zdar etkisini ilk şarkıdan son şarkıya kadar hissettirmiş. Albümle aynı ismi taşıyan açılış parçasında synth ağırlıklı bir electropop çalışması görüyoruz. İlk dakikasından itibaren arkada yükselen synth dalgaları şarkının atmosferinin dayanak noktası olurken alıştığımız Alex vokalleri bize yabancılık hissettirmiyor. Ardından gelen Lazy Boy uğultulu bas yürüyüşleri ve gitar solosuyla konserlerde bolca yer verilecek potansiyele sahip. Uzunçaların yedi numarasında albümün disco ruhunu en çok yansıtan parçası Glimpse of Love var. ’70’lerin Donna Summer müziklerini çağrıştıran çalışma nakaratıyla Franz Ferdinand karakterini gösteriyor. Hemen arkasında albümün belki de en başarılı şarkısı var: Feel the Love Go. Girişinden sizi disco topunun altına davet eden parçanın en can alıcı kısmı konuk sanatçı Terry Edwards’ın saksafonuyla sergilediği solo performansı. Always Ascending, Franz Ferdinand’ın bolca synth ve disco döneminden beslendiği bir albüm olmuş. Kendilerini electronic sound ile yeniden yaratırlarken on dört sene önce dile getirdikleri motto hala geçerli; “Amacımız kızların dans edebileceği kayıtlar yapmak.

Share

Comments are closed.