In Hoodies – Circling the Cage EP

Albüm Kritik|

Röportaj için bir araya geldiğimizde “Hiç büyük gelecek düşüncesi yok aklımda, hiçbir zaman da olmadı. Her an bitebilir duygusuyla yaşıyorum.” demişti In Hoodies’in yaratıcısı Murat Kılıkçıer. Circling the Cage’in kapanış şarkısını dinlerken o sözleri yeniden hatırlıyorum.

It’s Alright. Çoğu zaman tam aksini hissederken söylediğimiz, çoğun zaman tam aksini karşıdaki yüzlerde görürken yine o yüzlerde duyduğumuz bir cümle. En sıradan yalan. Şarkının ise kendi doğruluğu var. Bunu da özgünlüğüne borçlu. Duyulan cümlelerden bağımsız saçma sapan şeylerin peşinden koşmayı çoktan bırakmış bir ses ifadesi bu. Toplamda dört şarkılık Circling the Cage kendine son noktayı koyarken bu dört dakika on bir saniyeyi bana yaşatıyor. Akustik bir yön ne kadar başka olabilirse, ne kadar milyonlarca benzer akustik tavırda kaydedilen şarkıdan farklı yolda olabilirse o kadar farklı It’s Alright. EP’deki önemi ise geride kalan şarkıların getirdiği tüm o karmaşanın, sertliğin, kırıp dökmenin sonrasındaki zamanı durduran sakinliğe karşılık gelmesidir. The War on Drugs’ın son albümde söylediği gibi tanımlanamaz acılarla yaşamayı anlatmıyor. Zaten hep öyleydi, zaten hep bir şeyler ters gidiyor ve sen hep o ters giden şeyleri gizlemekle uğraşıyorsun. Artık yapma. En başa dönelim. Plak titreşiminde başlayan No Tabula Rasa ilk sırayı işgal ediyor. In Hoodies’in debut uzunçaları A Lunar Manoeuvre merkezde ise şu an o merkezden epey uzaktayız. Cümle aralarında The Soft Moon karanlığı kapıyı çalıyor. Yüksek enerji hattının ortasındayız. Vokalde, alt elektronik kanallarda ve en geriden takibini sürdüren bass gitarda bunu adım adım hissediyoruz. Sonra dahil olduğumuz iki numaralı şarkı That’s hemen her şeyi No Tabula Rasa çizgisinde sürdürüyor. Elektrik gitarın ve davulun üst perdeden sounda katılımını unutmadan belirtelim. Ne kadar sert o kadar iyi. Işıkların birbiri ardına yüzünde patladığı bir konserin içindesin. Üçüncü parça Magnolia Call ritmi sırtına alıp götüren iki numaralı elektrik gitarıyla beni kendine hayran bırakıyor. Hiç bitmesin istediğin diğer her şey gibi Magnolia Call. Bittiği anda geri alıyorsun. Çünkü burada sadece dört şarkı var, belki de tek eksiklik bu. Bir EP için olması gereken bu ama Circling the Cage’te nefes almayı sürdürdükçe o anların daha uzun olmasını istiyorsun. It’s Alright beni yatıştırmaya çalıştıkça kendimi en başa atıyorum. Sonra bir daha. Çünkü Murat’ın da dediği gibi her şey her an sonlanabilir.

Üst Fotoğraf: Artemis Günebakanlı

Paylaş

Comments are closed.