Interpol – A Fine Mess EP

Albüm Kritik|

Interpol olması gerektiği gibi burada. Kariyerinde uzun ara boşluklara alışkın olan ekip son iki yılı sahne ve stüdyo hattında yoğunlaşarak geçiriyor. A Fine Mess bu sürecin son değil devam eden bir halkası.

A Fine Mess’in temelleri geride bıraktığımız yıla, hatta 2017’ye kadar dayanıyor. Grubun son uzunçaları Marauder takvimler Ağustos 2018’i gösterdiğinde yayımlanmıştı. LP’nin kayıt süreci başladığında ise dünya 2017’yi dönüyordu. A Fine Mess’teki beş şarkı işte tam o dönemde kaydedildi. Burada duyduklarımız resmi olarak Marauder için oluşturulan, ama Marauder içerisine dahil edilmeyen şarkılar. Bu açıdan bakıldığında bir b-side toplaması olarak değerlendirebiliriz bu yeni EP’yi. Öte yandan barındırdığı parçaların gücü ölçüsünde bir b-side toplamasının çok üstünde olduğunu da söylemek mümkün. Günün birinde Paul Banks ile röportaj yapabilirsem ona “Real Life nasıl oldu da dışarıda kaldı?” diye bir soru yönelteceğim. A Fine Mess’in omurgası aynı adlı açılış şarkısı değilse bunun sebebi Real Life’tır. Bu şarkı milenyum dönemindeki Interpol’ün heyecanını tam merkezinde hissediyor. Davul ve gitarın eşsiz uyumu tüm fotoğrafı var etmeye yetiyor sandığımız anda Banks’in o spesifik vokal tonu sounda karışıyor. Ardından birkaç adım geri çekilip diğer parçaların sınırlarına göz atıyorum. No Big Deal dikkatimi çekiyor. İki numarayı işgal eden kayıt. Aniden değilse de sakince yükselen bir ritmi var. Evet, bir konser şarkısı olmaktan uzak. Enerjisiyle majör bir sahneye değil içi tıka basa dolu yetmiş kişilik merdiven altı bar konserine yakışır bir parça. Bu tanım tüm EP için geçerli. Kapanış Thrones dahil kısaçaları dinlediğinizde mekandaki havasızlığı, gizlice içilen sigaranın dumanını, sarhoş insanların müzikte kayboluşunu hissedebiliyorsunuz. The Weekend ise dört numarayı işgal ediyor ve çok haklı. Her şey şu an oluyor. Anlamak için de, inanmak için de, yaşamak için de tam şu an en doğru zaman.  Paul Banks, Daniel Kessler ve Sam Fogarino üçlüsü A Fine Mess ile tam şu anı yaşıyorlar. Mükemmelin değil salt yaratabilecekleri tınıların peşindeler. Spotify algoritmasında geriye düşmemek için her ay en az bir şarkı üretme zorunluluğu majör grupların üzerinde baskı oluşturdu ve ben kendi halinde bir müzik yazarı olarak bu baskı sonucunda üretilen hiçbir şeyin müşterisi olmayacağıma dair kendi kendime söz verdim. A Fine Mess ise bu çemberin dışında. Burada baskı da yok, bir şeyi yapmak zorunluluğu da. Interpol işte bu serbest bölgenin adıdır.

 

 

Comments are closed.