“İSTEDİM Kİ İÇİNDE BENİM ŞARKILARIM OLSUN”

Röportaj|

Caz sahnesindeki birçok sanatçının stüdyo çalışmalarında yer alan müzisyen Ülkü Aybala Sunat ilk uzunçaları Artiz Kahvesi‘ni geride kalan Nisan ayında servis etti. Sunat ile hem bu ilk albümünü, hem de onu bu albüme getiren süreçleri konuştuk.

 

Söze başlarken seninle yeni tanışacak olanlar için biraz kendinden bahset istersen. Kimdir Ülkü Aybala Sunat?

İzmir’de doğdum, ama orada kalmadık ailecek. Kısa bir süre Afyon ve Manisa Soma. Çocukluğum Nevşehir’in Gülşehir ilçesinde geçti. Sonrasında babamın işi dolayısıyla Konya’ya gittik. Konya Selçuk Üniversitesi Spor Akademisi mezunuyum. Beden Eğitmeni olarak bir sene öğretmenlik yaptım. Küçüklüğümden beri müziğe ilgim ve sevgim vardı. İlgi ve sevgiden daha da öte bir bağ hatta. Ne yapacağımı bilmiyordum sadece. Konya’da yolumun kesiştiği  değerli müzisyen arkadaşlarım oldu. Çalmaya başladık kafelerde ve otellerde. Bir taraftan da Konya Musiki Derneği’ne  gidiyordum. Değerlidir o yıllar benim için. Sonra İstanbul’a yerleşmeye karar verdim. 2010 yılından beri İstanbul’da yaşıyorum.

İlk yılların Nevşehir’de geçiyor, üniversite için Konya’ya gidiyorsun. Şimdi ise İstanbul’dasın. Bu şehirlerin her birinde farklı ve birbirlerine yabancı insanlar yaşıyor denilebilir. Bu şehirlerin sende, müziğinde etkileri olmuştur diye tahmin ediyorum. Ne dersin?

Evet, etkileri oldu elbette. Hem bana, hem de müziğe. Gülşehir fantastikti çok, çocukluğum orada geçti. Şanslı olanlardanım o  anlamda. Albümün son parçası Gece Gece’nin  devamında söylediğim sözler Gülşehir günlerinden. Hayal gücüm oralardan besleniyor hala. Konya benim için ayrı  kıymetlidir. Ailem Konya’da yaşıyor zaten. Ömürlük arkadaşlarım, tanıdıklarım var bu yerlerden. Bir sürü öğrendiğim şey ve yaşanmışlıklar da var tabii. Onların tümünü söze dökmek zor biraz. İstanbul’un da apayrı bir etkisi var üzerimde. Bir yanağımı okşarken diğerine tokat indirir gibi bu şehir. Ben bunu da değerli buluyorum aslında. Zor ve güzel bir şehir. Dostlar da var şükür. Sonuç olarak hepimizde başka bir hikaye var, yansıyor her şeyimize.

Ülkü-Aybala-Sunat-005

 İstanbul’a geldikten sonra Nardis ile tanışman nasıl oldu?

İnternetten takip ediyordum müzikle ilgili her şeyi, Nardis’in Caz Vokal Yarışmasını gördüm. “Ne kaybederim yollayayım sesimi” dedim kendi kendime. 2006 yılındaki yarışmada finalde söylemem için telefon geldi. Çok sevinmiştim, korkmuştum da. Jüri üyesi çok değerli ustalar vardı. Nur içinde olsun Nükhet Ruacan oradaydı. Neşet Ruacan, Sibel Köse, Ayşe Gencer, Önder Focan ve Cem Aksel… Hatırlayamadıklarım olabilir. Cesaretlendirmişlerdi beni. Caz ile ilgili çok bilgim yoktu. dinleyerek öğrendim standart söylemeyi. 2007 yılında tekrar katıldım. Sibel Köse Vokal Atölyesi Ödülü ve Nardis Özel Ödülü aldım o yıl. Bir de Polonya Pulawy Jazz Workshopu var. Sevgili öğretmenim Sibel Köse ve Zuhal Focan’ın desteği ile gitmiştim. Dönüm noktası oldu benim için tüm bunlar. Her zaman müteşekkir olacağım. 

Nardis’te grubunla cover’ladığın şarkıların birkaçını dinleme fırsatım oldu. Oasis’ten Wonderwall yorumun bunlardan biri. Bilinen şarkıları tekrar yorumlamanın zor ve riskli olduğu muhakkak. Sen nasıl karar veriyorsun buna? Şarkıyı sana yakın hissettiren herhangi bir yön oluyor mu?

Cover söylemenin zor ve riskli bir durumu var belki ama onu göze alıyorsun. Söyleyeceğim coverları seçmem pat diye oluyor bazen. Şarkıyı ilk kez de dinlesem anlıyorum, çünkü hiç mesafe koymuyor araya. Ama bazı şarkılar biraz “bak bakalım uğraş benimle” diyor. His olarak böyle açıklayabilirim ancak. Tarz ise fark etmiyor.

Albümün bu yıl geldi. Artiz Kahvesi senin ilk albümün, ama öncesinde de sahne aldığını, kimi müzisyenlerin albümlerinde çaldığını ve müziğe dair ürettiklerin olduğunu biliyorum. Sorum şu: Bu ilk albüm için neden bu kadar bekledin?

İstanbul’daki altıncı yılımın ortalarında çıktı albüm. Öncesinde şehre bir alışma süresi yaşadım. Bir de ben daha çok şarkıcılık kısmını  seviyordum, hala oradayım aslında.  Bunu düzgün yapmaya uğraştım o dönemlerde.  Singer & songwriter durumu güzel bir şey, fakat şarkı yazmak konusunda tecrübem yoktu. Değişik tarzda projelerin içinde söylüyordum ve dinlerken de hep farklı şeylerden etkilendim. Bir şeyler yazmayı denemek  istedim, başladığımda da kafam karıştı epey. Bünye şöyle bir sarsıldı. Sonra sözler çıktı, melodiler uğradı. Albüm ile beraber bir adım atmış oldum.  Albüm çıkarmak için illa şarkı yazmak zorunda değilsiniz tabii, ama ben istedim ki içinde benim şarkılarım olsun. Biraz zaman aldı bütün bunlar.

Artiz Kahvesi’nin süreci nasıl ilerledi peki? İçerikteki şarkılar uzun yıllar biriken materyallerden mi yoksa belli bir dönem yazdıklarından mı oluşuyor?

Son bir buçuk sene içindeki şarkılar diyebiliriz. Belki Eylül’ün şarkıları Anısındayım ve Gece Gece azıcık daha eskidir. Eylül’ün Berlin’e gittiği bir dönem oldu, dönüşüne yakın “Beraber yapalım mı albümünü” teklifinde bulununca ben de “tamam” dedim. Ben düşünüyordum zaten kendi adıma bir albüm çıkarmayı.  Sonra parçalar ve fikirler üzerinde yoğunlaşmaya başladık. Hazır olunca kaydedildi. Nisan 2016’da ise  Kabak & Lin Records aracılığıyla çıktı.

Albümde sana eşlik eden kalabalık ve değerli bir müzisyen kadrosu var. Burada da analım istersen onları.

Hem çok değerli müzisyenler hepsi hem de sıkça görüştüğüm, görüştüğümüz dostlarımız. Çağıl Kaya, Çağlar Süalp ile beraber  şarkı söyledik. Çok mutluyum onlarla söylediğim için, ve çok destek oldular.. Eylül Biçer, Tamer  Temel,  Bulut Gülen, Ercüment Orkut, Volkan Topakoğlu ve Erdem Göymen var. Mixleri Emre Malikler, masteringi Everett Young yaptı. Yılmaz Yeşilyurt kaydetti. Barış Hancıoğulları kapak fotoğrafı ve teaser’ı çekti. Erdal Kaş da fotoğraflar ve ilk klibimize imza attı. Elif Seven Ispartalı ise album tasarımını yaptı. Ediz Hafızoğlu ve Murat Sezgi var bir de eklemek istediğim. Hep yardımcı oldular. Hepsine tekrar çok teşekkür ederim destekleri için.

Ülkü-Aybala-Sunat-Artiz-Kahvesi-CoverEylül Biçer adı daha da ön planda. Hatta albüm ön yüzünde seninle birlikte o da yer alıyor. Albümde nasıl bir ortak çalışmanız oldu Biçer ile?

Eylül, Artiz Kahvesi’nin aranjörlüğünü ve prodüktörlüğünü üstlendi. Maddi-manevi desteği büyüktür. Beraber çalıyorduk kendi konserlerimde ve Jeff Buckley Şarkıları projesinde. İsmen benim adıma da çıksa ikimizin olarak kabul ediyorum albümü. Bu ilk adımımda bana yoldaş oldu. Eylül çok iyi bir gitarist ve harika şarkılar yazıyor.  Artiz Kahvesi’nin yarısında onun şarkıları var. Daha farklı albümlerde de şarkılarını ve aranjörlüğünü duyacağız bence. Kapak fotoğrafında Eylül var evet. Bunu istemiyordu pek. Rica ettim, kırmadı. Buradan bin teşekkür yine.

İlk video klibi Başka Türlü parçasına çektin. Devamı gelecek mi videoların?

Devamı gelsin istiyorum evet, ama hangi şarkı belli değil henüz..

Yakın süreçte seni canlı olarak bir yerlerde izleyebilecek miyiz?

7 Ekim’de Atölye Hangart’ta Eylül Biçer ile beraber duo çalacağız. 26 Ekim’de İKSV Gece Gezmesi kapsamında Kadıköy Living Room’da Artiz Kahvesi konseri olacak. 28 Ekim’de Kaset-Mitanni’de Jeff Buckley Şarkıları var. 19 Ekim’de Ediz Hafizoglu “Nazdrave” & Arkadaşları olarak Akbank Caz Festivali konseri var. 

Gelecek planlarını sormak istiyorum son olarak. Bir diğer solo albüm için belirlediğin bir zaman aralığı var mı?

Uzun yada kısa vadede plan kurmak bu ara zor gözüküyor biraz. Bir  taraftan akışa bırakıp ve mücadele ederek en iyiyi dileyeceğim. İkinci albüm için kafamda bir tarih yok. Gönlümden arada bir yerde iki-üç yeni parça salıvereyim geçiyor, ama bakalım. Hayat elverdikçe Artiz Kahvesi konserleri devam edecek. İçinde olduğum projeler ve konserlerde aynı şekilde. Planlar şimdilik böyle.

Share

Comments are closed.