Jakuzi – Hata Payı

Albüm Kritik|

Nerede durması gerektiğine kafa yormuyor. Sadece seni bulup olduğu yere çekiyor. Jakuzi’nin ikinci albümü Hata Payı direkt, güçlü ve gerçek.

“Beklentiler seni kendi bataklığına çeker” cümlesinin hemen ardından şunları duyuyoruz: “Umarım burada tozum bile kalmaz / Umarım beni kimse hatırlamaz.” Şarkının adı Toz. Hata Payı’nın bendeki zirvesi işte tam olarak burasıdır. LP’de devamı var, dahası var ama takılı kaldığım yer Toz. Basit bir cümlenin vurucu olmasını sağlamak hiç kolay değildir. Jakuzi bunu yapıyor. Üç yıl önce yayımlanan ilk albüm Fantezi Müzik’in de temel çekim noktası buydu. Koca Bir Saçmalık devasa bir hit olurken tutunduğu dal sadelikten başka neydi ki? Evet majör synth-pop, dark wave, lo-fi sesleri var. Evet bass gitar ve klavye boğucu yüklenmesini beton gibi sert vokaller eşliğinde sizi ’80’ler sounduna götürüyor. Ama Jakuzi yaşam alanını tamamen kendi sözleriyle, Türkçe ile oluşturuyor. Kutay Soyacak ile geçen ay konuştuğumda: “Beni heveslendiren, bana heyecan veren şey kendi dilimde, Türkçe ile ifade kalıbı arıyor olmaktır. Yurtdışında çaldığımız zaman insanların tepkilerini görüyorum. Bunun oryantal bir etki dışında daha mistik ve global olabileceğini fark ediyorum. Oralarda sahne alırken şarkıyı söylediğimde hissederek söylüyorum ve o his her ne kadar dil anlaşılmasa da dinleyiciye geçiyor” demişti. Hata Payı’nı baştan sona dinlediğinizde bunu anlayabiliyorsunuz. İki ayaklı bir sinir krizi olmak, kendine yani ait olduğun yere dönmek, bir sürü heves eşliğinde arafta olmak, hayat tarafından hırpalanmak ve daha bir dolu şey… Hepsini duyuyoruz. Hepsinin nasıl bir his olduğunu biliyoruz. Taner Yücel prodüktörlüğündeki Hata Payı’nın sound gücünü yok saymıyorum. Krautrock ve post punk hatlarına klas dokunuşlar yapıyor. Davuldaki Can Kalyoncu, synth-gitardaki Ahmetcan Gökçeer, bass gitardaki Meriç Erseçgen’in isimlerini tam burada belirtelim. Sözler ise birkaç adım daha önde. Jakuzi dünyasını nasıl anlatması gerektiğini düşünmüyor bile. Sadece dile getiriyor. Intro Sana Göre Bir Şey Yok’taki ilk otuz saniye kalp atışı ritminde ilerlerken devamı için sıra dışı sinyaller veriyor ve o sinyaller son şarkının son anına kadar seviyeyi düşürmüyor. Şüphe, Yangın, Bir Şey Olur, Ne Teselli Ne Avuntu… Bunların tamamı 2019’un en güçlü albümlerinden birini bize getiriyor. İçeriğin en zayıf sekansı Kalbim Köprü Gibi dahi sürükleyici izleri var ediyor. Son iki cümle: Jakuzi hala yükselişte. Hala diyorum çünkü Fantezi Müzik sonrasında üzerine yüklenen beklenti baskısını atlattı.  

Comments are closed.