Lana Del Rey – Norman Fucking Rockwell

Albüm Kritik|

Sözünü sakınmıyor. Kendine yalanlar söylemiyor. Olmadığı biri gibi görünmeyi reddediyor. Lana Del Rey belki de ilk kez maskesini indirip yanında kimse yokkenki o gerçek Lana Del Rey’i bizimle paylaşıyor. Norman Fucking Rockwell gerçek bir başyapıt.

Tepeden tırnağa burada. Karşımızda. GQ’ya neredeyse çırılçıplak verdiği pozlardan sonra “Ne olduğuna karar vermesi gerekiyor” yorumları bulvar mecmualarının ötesine geçip New York Times’a bile çıkınca “Ben buradayım. Neysem oyum” demişti Rey. Artık inanıyorum. Norman Fucking Rockwell daha önce yaptığı hiçbir şeye benzemiyor. Summertime Sadness başarılı bir proje teklisiydi. “Ölmeyi övebilirim” sözlerini kurduğunda ona acıdığımı bile hatırlıyorum. Çünkü bir yandan kendine çok iyi bakan, paranın gücüyle hayatın tadını çıkarıp ölmeyi başkaları için cesaretlendirici bir adım gibi göstermek acizliktir. Kurt Cobain’in kızı da tam o sıralar Rey’e “Sen yok olmak, sevdiğin insanlara sonsuza dek ulaşamamak ne demektir bilemezsin” demişti ve haklıydı. Zamanla o maskeli melankoliden uzaklaştı Rey. The Black Keys’den Dan Auerbach ile birlikte çalıştı. Soundunu dinamik ve samimi seslerle buluşturmayı denedi. Bunu başardı da. 2017 yılındaki Love çıkışını hatırlayın. Sıra dışıydı. Sean Lennon ile birlikte var ettiği Tomorrow Never Came başlı başına alev topuydu. Aradan iki sene geçti ve işte buradayız. Adını meşhur sanatçı Norman Rockwell’den alan bir albüm. Norman Fucking Rockwell. Işıl ışıl parlıyor. Üstelik en ufak bir makyaj yok. Prodüksiyonu elbette çok güçlü. Elbette kalabalık bir prodüktör kadrosu var arkasında. Elbette Los Angeles’ın şaşalı stüdyoları ve New York’un müzik sahnesinin deneyimli isimleri künyede mevcut. Elbette Lauren Canyon’un zengin ve mistik sanat havası burada. Ancak bu saydıklarımın hiçbiri karşımızda duran görkemli sonucun başrolünde değil. Başrolde Lana Del Rey var. Mariners Apartment Complex’i başka türlü nasıl açıklarız? Bir sonraki şarkı olan Venice Bitch’e mesaj yollayan giriş bölümü dışında kayıplardan, kim olduğundan, aslında ve belki de hiç var olamayabileceğinden bahseden bu şarkı standart balad ölçülerinden olabildiğince uzakta. Zirvede. Otuz beş yaşındaki biri için arayışlar, sahte spotlardan kaçışlar, gerçeklik arzusu ve bu sefer sahte gelmeyen ölümcül detaylar o kadar çarpıcı ki boğuk vokalin her kelime yükselişinde hikayeyi derinden hissediyorum. How to Disappear, Doin’ Time, Love Song, Fuck It I Love You… Saymadıklarımı kendime saklı tutuyorum. İçerikteki on dört şarkı da dev yapbozun eşit dilimleri. Rey tam performans burada. Vokalini nasıl kullanacağını, nefesini nakaratlarda nasıl pay edeceğini çok iyi biliyor. Gitar soundu, piyano vuruşları, soul geçişleri, electronic wave baskınları ve davulun büyüleyici unsurları da onun ses tonunu kutsuyor. Norman Fucking Rockwell güzel kurgulanmış, iyi tasarlanmış bir kayıt değil. O olduğu gibi gelen ve üzerinde ne kadar oynanırsa oynansın temelinde güçlü olan bir albüm. Lana Del Rey de artık sadece albümler çıkaran bir kapak güzeli ya da balon bir pop ikonu değil. O artık Birleşik Devletler yakın tarihinin en iyi şarkı sözü yazarlarından, hikaye anlatıcılarından, vokalistlerinden biri. Norman Rockwell neredeyse elli yıl boyunca her hafta Saturday Evening Post’ta Amerikan rüyasını satan çizimlere imza atmıştı. Rey ise merkeze onu koyarak o rüyayı kendi dünyasından kalıntılarla lime lime ediyor.  

Comments are closed.