LP – Heart to Mouth

Albüm Kritik|

Nasıl bir albüm tahmin ediyorsanız öyle bir çerçevesi var Heart to Mouth’ın. Sürpriz yok. LP denince akla gelen modern dark pop tavrının sürprize ihtiyacı yok.

Dinleyicilerini bu beşinci albümde doğru yerden selamlıyor Laura Pergolizzi. ‘Doğru’ buradaki kilit kelimedir. Zira iki yıl önce ortalığı ayağa kaldıran Lost on You ile bambaşka paralar kazandı, bambaşka sahnelere ulaştı. Heart to Mouth o hayal ötesi başarıdan sonraki ilk adım. LP bu yükün altından kalkıyor demeyeceğim, böyle bir yükü hissetmiyor bile. Bünyesini ilgi sarhoşluğunun mutlak sonuçlarından biri olan üretim tıkanıklığından korumayı başarmış. Onun için Patti Smith benzetmeleri yapılıyor. Otuz iki yaşındayım ve son on beş yılda rock & folk janrına bulaşmış, sözlerde kalıpları zorlamaya aday kadın vokallerin tamamının Patti Smith’e benzetilmesi klişesine tanık oluyorum. LP henüz o seviyede değil. Olması da gerekmiyor. Şundan eminim ki kendi müziğini çoktan var etti. Lise eğitiminin ardından doğduğu Huntington’dan New York’a taşındı. Rock ve dönemsel pop müziğe ilgisini bu dönemde kuvvetlendirdi. Camper Van Beethoven ve Cracker grubundan tanıdığımız Amerikalı gitarist David Lowery tarafından keşfedildi. Heart-Shaped Scar isimli debut albümünü 2001 yılında, yirmi yaşındayken yayımladı. 2004 yılında Suburban Sprawl & Alcohol isimli albümünü prodüktör Linda Perry ile birlikte kaydetti. Rihanna’nın beşinci stüdyo albümü Loud’daki Cheers (Drink to That) şarkısını besteledi ve böylece ilk büyük adımlarından birini attı. Cher Lloyd, Christina Aguilera ve Backstreet Boys’a verdiği şarkılarla da yükselişini sürdürdü. 2012 yılında Warner Bros. Records’a imza attı ve Into the Wild: Live at EastWest Studios EP’sini çıkardı. 2014 yılında Forever for Now adlı üçüncü uzunçalar çalışmasını yayımladı. Bu onun majör prodüksiyonla çıkan ilk albümü oldu. Takvimler Aralık 2016’yı gösterirken dördüncü albümü Lost on You ses verdi. Albüm dünya çapında yankı uyandırdı ve LP en kapsamlı turnesine bu dönemde çıktı. Kariyer ilerleyişine dair bölümleri cümle cümle sıraladıktan sonra Heart to Mouth merkezine tekrar dönüş yapalım. Aralık ayında yayımlanması ve yıl sonunu beklemeden kasım sonunda hazırlanan en iyiler listelerinde yer alma ihtimalini umursamaması bile bu albümü sevmem için başlı başına bir etkendir. Diğer etkenler ise DreamcatcherOne Night in the Sun, Girls Go Wild, The Power başta olmak üzere toplam on iki şarkılık Heart to Mouth’ın içinde yer alıyor.

Share

Comments are closed.