mermermerve mernerverne vernermerner

Göz|

Leyla ile Mecnun’dan tanıdığımız Ali Atay’ın Limonata’dan sonraki ikinci yönetmenlik denemesiyle karşı karşıyayız. Uzun süredir komedi yapımlarının içinde olan Atay, Türkiye’deki macera-komedi eksikliğini iyi analiz ediyor ve Ölümlü Dünya ile bu boşluğu muazzam bir şekilde dolduruyor.

Ülkemizde çekilen ana akım yerli filmler (bu noktada sanat filmlerini kapsam dışı tuttuğumu belirteyim) genel olarak iki başat kategori etrafında kümelenmektedir. Komedi ve dram. Son üç yılın istatistiklerine bakarsak hem en çok çekilen, hem de en çok izlenen kategorilerin komedi ve dram olduğunu rahatlıkla görebiliriz. Ancak yerli komedi filmleri her ne kadar gün geçtikçe daha kaliteli hale gelseler de genel olarak tek karakter üzerinden yürüyen, ülkemize ve kültürümüze özgü temalar üzerinden seyirciyi eğlendirmeyi amaç edinen bir yapıdalar.

Bu bağlamda Ölümlü Dünya’nın Amerikan macera-komedi tarzına daha yakın olduğunu söylemeliyim. Tarantino’dan Pulp Fiction’ı ya da Richard Donner’den Lethal Weapon’nı aklınıza getirin. Bir yandan mermiler havada uçuşur, kovalamacalar, patlamalar, kazalar, ölümler birbirini izler ama bir yandan da karakterlerin şahsına münhasır mizah anlayışları vardır ve seyirci filmi izlerken gerilip koltuğuna yapışmak yerine oldukça eğlenir. İşte Ölümlü Dünya tam da Amerikan macera-komedi tarzının yerli sinemamızdaki pek az sayıdaki örneklerinden birisi konumunda.

Ölümlü Dünya, Tarantino’ya özgü çarpıcılıkta bir başlangıçla izleyiciyi bir macera sarmalının içerisine alıyor. Haydarpaşa’da Anadolu Tat 1071 isimli bir lokantanın işletmecisi olan altı kişilik Mermer ailesi, iki yakın arkadaşları ve ailenin delikanlılarından birinin gizli sevgilisinin bir anda ortasında kaldıkları bir kaçış hikâyesi bu.

Her şeyden önce Atay’ı dikkatli kadro seçiminden ötürü takdir etmek gerek. Oyuncular ile oynadıkları roller arasında kurulan bağ gerçekten üst noktada. Deneyimli oyuncu Ahmet Mümtaz Taylan, ağır başlı ve deneyimli aile babası Gazanfer rolünde karşımıza çıkıyor. Gazanfer’in sağ kolu İlhami’ye Mehmet Özgür, çocukları çekip çeviren büyük abi Oktay’a Alper Kul hayat vermiş. Ailenin yeteneklisi Serhan’ı Sarp Apak, duygusal Zafer’i Doğu Demirkol, serseri mayın Serbest’i Feyyaz Yiğit ki aynı zamanda filmin senaristlerinden birisidir kendisi, ailenin yengesi Sevil’i Meltem Kaplan, Serhan’ın herkesten gizlediği sevgilisi Begüm’ü İrem Sak ve ailenin şoförü Atakan’ı Özgür Emre Yıldırım canlandırıyor. Yeri gelmişken film vizyona girmeden önce oyuncular ve Ali Atay’la birlikte çekilen ve PR çalışmalarını tiye alan ama bir yandan da filmin reklamını yapan videonun kıvrak bir zekânın ürünü olduğunu da belirteyim.

Filmin genelinde bilindik ve hepimizin kulağına illaki bir yerlerde çalınmış şarkılar, vurgulanmak istenen duygulara uygun şekillerde kullanılmış. Özellikle filmin finalinde arkada çalan Boney M’in Rasputin’i izleyicide müthiş bir etki bırakıyor. Sahne çekimleri yer yer Tarantino’yu bizlere anımsattırsa da kendine özgülüğü su götürmez. Hem, Atay’ın Tarantino gibi büyük bir yönetmene öykünmesinden daha doğal ne olabilir ki. Bu açıdan filmin başlangıç ve final sahnelerinin çekimleri oldukça güzel ve lezzetli diyebilirim.

Geneli itibari ile çok beğenmeme rağmen sadece bir iki sahnenin gereğinden biraz fazla uzatıldığı kanaatindeyim. Fragmanda da gördüğümüz Serhan’ın “kusura bakmazsanız ben çok soğudum başkası devam etsin” şeklinde başlayan ve yine fragmanda görülen bir sahne olan Serbest’in elinde paspasla ailenin geri kalanına sitem ettiği sahne gibi aile üyeleri arasındaki komik mizansenler, sanki bir tık daha kısa kesilmiş olsalardı izleyicide daha iyi etki bırakırlardı.

Son bölümde şunu tekrar belirtelim: Ali Atay’dan Ölümlü Dünya yerli komedi filmlerine yeni bir soluk getiriyor. Kaçırmamanızı tavsiye ederim.

Share

Comments are closed.