MØ – Forever Neverland

Albüm Kritik|

Debut albümü No Mythologies to Follow 2014 yılında dinleyiciye ulaşsa da Karen Marie Ørsted ile asıl tanışıklığımız Major Lazer’ın 2015 yılına damga vuran Lean On adlı şarkısına dayanıyor.

Etkisi günümüze dek taşınan bu güçlü işbirliği MØ’nun mainstream ile kucaklaşmasına önayak olmuştu. Geçtiğimiz günlerde Columbia Records etiketiyle yayımlanan Forever Neverland ise MØ’nun karakterinden doğan bu gücün hala etkisini sürdürdüğünü kanıtlar nitelikte. “Belki de tüm jenerasyonlar için geçerlidir fakat kendi jenerasyonuma baktığımda gençliği ve genç kalmayı kutsallaştıracak derecede önemsediğimizi görüyorum. Otuzlu yaşlarımıza ulaştığımızda hayat duracakmış gibi hissediyoruz. Sosyal medya üzerinden de bu anksiyeteye tanık olduğum için albüm sürecinde bu yanlış algıyı ele almam gerektiğini düşündüm.” açıklamalarıyla uzunçaların çıkış noktasını aktaran MØ, Forever Neverland’de gençliğin hoyrat enerjisini deneysellikle harmanlıyor. Kendine ana akımın damarlarından bir yol çizse de soundunun sınırlarını zorlamaktan hiç çekinmiyor. Diskografisini incelediğimizde kariyeri boyunca farklı müzikal eksenleri mesken tutan ve geçmişin soundunu günümüze uyarlamaktan zevk alan müzisyen yeni uzunçalarında tam anlamıyla kendini buluyor. Lean On’un getirdiği küresel çaptaki başarının ardından beklentilerin yükünü kaldırmakta güçlük çektiğini sıklıkla dile getiren müzisyen, onu “MØ” yapan sesini ve müzikal duruşunu yıllar sonra tekrar yakalıyor. Hayattaki duruşuyla barışık olduğunu albüm içerisinde ses veren on dört şarkı vasıtasıyla ilan ediyor. Reggae tavrı ve şehir müziği ile yoğrulan akılda kalıcı nakaratıyla açılışı Way Down yapıyor. Müzisyenin ilham arayışında olduğu zamanlara atıfta bulunan Blur, albümün en çağrışımsal bölümlerinden birini temsil ediyor. Diplo ortak çalışması Sun in Our Eyes, tekrarlayan ritim örüntüsü ve MØ’nun heyecan verici sesi ile tam bir yaz marşı haline geliyor. Charlie XCX ile iş birliğinden doğan If It’s Over’ın ise uzun bir süre listelerde yerini koruyacağına şüphem yok. Albümün en sönük kısmının kapanış şarkısı Purple Like the Summer Rain olması ise bir nevi talihsizlik. Beklentilerin aksine Lean On kadar güçlü bir yankı uyandıramasa dahi ana akım sahnesi için dönemin en değerli albümlerinden biri Forever Neverland. MØ yaş aldıkça güzelleşen farklı müzikal anlayışıyla bizlere gelecek adına umut aşılıyor.

Share

Comments are closed.