“MÜHİM OLAN KALICI VE KALİTELİ İŞLER YAPMAK”

Röportaj|

Ece Dorsay, geçtiğimiz günlerde kariyerinin üçüncü stüdyo albümünü İrem Records aracılığıyla yayınladı. Dorsay ile Dünyamın Haritası adını verdiği bu yeni uzunçaları üzerine konuştuk.

Yayınladığın tüm albümlerin arasında uzun boşluklar var. Üretim sürecinde zamana sıkışmamak isteğinden mi kaynaklanıyor bu?

Aslında çok üretken biriyim, lakin tahmin edersiniz ki alternatif müzik yapıp genel geçer şablonlara uymadığınız zaman verilen imkânlar da az oluyor sektörde. Bu yüzden istediğim sıklıkta albüm çıkaramıyorum, ama mühim olan kalıcı ve kaliteli işler yapmak zaten. Az ama öz.

Şarkılarında genel olarak kendi iç dünyanın resmini çekiyorsun. Ece Dorsay’ı yeni bir şarkıya götüren güç nedir? Sana en çok ne ilham verir?

Aşk. Dünya düzenindeki tüm kuralları ve dayatmaları ancak aşk yıkabilir bence. Acısıyla tatlısıyla insanı değiştiren, dönüştüren ve evrimleştiren bir süreç o. Emek sineması yıkılınca da İstanbul Ayaklar Altında’yı besteledim. Doğayı katleden çarpık düzene de zarifçe tepkimi belli ettim.

Dünyamın Haritası, daha önceki albümlerine göre ne gibi farklılıklar ya da benzerlikler içeriyor?

Diğer iki albümümün özeti ve olgunlaşmış hali diyebilirim. Artı tüm aranjmanları ilk kez üstlendim bu albümde ve müzikal olarak tamamen bana ait bir albüm oldu. Her enstrümanı kendim çaldım, sesimle trompet ve beatbox bile yaptım.

Kayıt süreci nasıl gerçekleşti?

Tüm kaydı odamda yaptım. Vokal ve gitarı ise sevgili Sezen Aksu’nun stüdyosunda kaydettim. Albümde miksleri Murat Bulut yaptı. Mastering ise Aykut Gürel’e ait.

Dünyamın Haritası’nda on bir şarkı bulunuyor. On tanesi senin imzanı taşıyor. Biri ise Ajda Pekkan yorumuyla tanınan Sezen Aksu & Can Algeç’e ait Vitrin adlı parça. Vitrin’i albüme almak fikri nasıl gelişti?

Bu şarkının sözleri beni çok iyi anlatıyor, melodik yapısı da gırtlağıma uygun. Şekilciliğe ve dayatmalara karşı, kadınların vitrine indirgenmesine tepki olarak seçtim.

Albümden İlk video klibi de bu cover’ladığın parçaya çektin. Albümün çıkışını Vitrin’le yapmak kendi bestelerinden oluşan tüm diğer şarkıları geri plana itmiyor mu?

Bence itmiyor, çünkü zaten önceki iki albümümde ozanlığımı ispatladım. Müzik yazarı Yavuz Hakan Tok’un dediği gibi bu şarkı beni çok iyi yansıtarak dinleyiciyi ters köşe yaptı.

Ünlü bir sinema yazarının kızı olmak kendi yolunu arayan, bu uğurda mücadele eden bir müzisyen olarak seni nasıl etkiliyor?

Bu meseleye eskisi kadar takılmıyorum. Olsa olsa bana müthiş bir film zevki ve zekâsı kazandırmıştır. Babam da, ben de magazin dünyasına uzak kültür sanat insanlarıyız.

Geçenlerde bir tweet’in dikkatimi çekmişti. “Bundan sonraki albümüm kesinlikle yurtdışına yönelik olacak” gibi bir cümleydi. Bu bir serzeniş sanırım. Biraz açar mısın?

Neden yurtdışına yönelik işler yapmayayım ki? Bilakis yapmalıyız. Eksiğimiz ne? Serzeniş kısmına gelirsek, bu ülkede müzik sektörü henüz daha bebek adımları atıyor ve tabii alternatif işlere yatırım yapılmıyor. Her şeyi sponsor olmadan, maddi desteksiz yapmak kolay değil tahmin edersiniz ki.

Şu sıralar en çok dinlediğin albümler hangileri?

Carol soundtrack, Cem Karaca best of. Ayrıca bağımsız ve albümsüz müzisyenler için de youtube’u kurcalıyorum.

Son soru: Önümüzdeki günler için netleşen bir konser tarihi var mı?

Kanyon konserimiz şahane geçti, dilerim devamı gelir. Hangart ve BKM Mutfak konserleri olabilir. Salon İKSV de belki bir ihtimal. Tarihler henüz net değil.

Share

Comments are closed.