“RESMİN GÜZEL TARAFINA BAKIYORUZ”

Los Angeles’tan indie rock topluluğu Local Natives ilk İstanbul konserini 24 Kasım akşamı Salon İKSV’de gerçekleştirdi. Konser öncesi gitarist Ryan Hahn sorularımızı cevapladı.

 

Şu an nerede yaşıyorsun? Hala Los Angeles’tasın değil mi?

Evet. Los Angeles benim evim. Şehrin doğu yakasında bulunan Mount Washington’dayım. Ancak aylardır farklı şehir ve ülkeleri turluyoruz. Yani uzun süredir bir otobüsün içinde yaşıyorum desem inan. 

Bu yaz birçok şehirde konser verdiniz, festivallerde yer aldınız. Bunlar arasından bize aktarmak istediğin ve sizi çok etkileyen bir sahne var mıydı?

Hırvatistan’daki Tin Island’da gerçekleşen festival inanılmazdı. Yüzyıllar öncesinden bir amfitiyatroda çaldık ve dinleyen kitle sadece o küçük bölgenin popülasyonuydu. Küçük ve içten bir deneyimdi. 

Local Natives 11 yıllık kariyerinde 3 albüm yayımladı. Bu süreç ve albümler arasında grubun gelişimini nasıl değerlendirirsin?

Bence her albümümüzü acele etmeden, sindirerek oluşturduk. Vaktimizin çoğunu, neredeyse tümünü birlikte geçiriyoruz. İki yıl devam eden konser turlarımız oldu örneğin. Bu da ekibin üretimine olumlu katkı sağlıyor. Son albüm sürecinde ise biraz daha hızlı hareket ettiğimizi söyleyebilirim.

Ben de tam yeni albüme geçiyordum. Sunlit Youth için öncelikle tebrikler. Bu albümü Thailand, Malezya ve Nikaragua gibi ülkelerde kaydettiniz. Neden?

Bizi yeni sound’lara ulaştırabilecek ilham kanallarının peşinden gitmek istedik. Mevcut lokasyonunu değiştirdiğinde tüm alışkanlıkların değişir ve kendini başka biri gibi hissedersin. Dünyanın farklı köşelerinde yaşarken kendimi en üretken dönemimde buldum.

Sunlit Youth ile önceki albümünüz Hummingbird arasındaki en belirgin fark sence ne?

Hummingbird dönemi bizim için zor zamanlardı. Sunlit Youth ise neşeli bir deneyim oldu. Belki dünya şu sıralar çok daha zor bir periyottan geçiyor ama biz optimist olmayı ve geleceğe umutla bakmayı tercih ettik. Böyle yaparak dünyayı daha iyi bir yola çekebiliriz diye düşündük. Evet, farkındayım bu sana şu an gerçek dışı geliyor. Trump’ın kazanmasından sonra burada hepimiz hayal kırıklığı yaşadık. Ama esas şimdi umutlu olmak ve farklı zorluklara karşı birlikte savaşmak gerek. Sunlit Youth işte bu açıdan neşeli.

Albümde indie rock efektleri ve modern soul etkileşimleri ön plandan ses veriyor. Sound üzerinde çalışırken aklınızda neler vardı?

Dinlediğimiz ve hoşumuza giden her albümden etkileniriz. Müziğimizin herhangi bir kuralının olduğunu sanmıyorum. Israrla salt bir akımı takip etmek de istemiyoruz. Örneğin illa “ortaya bir indie rock albümü çıkmalı” diye local-natives-sunlit-youth-coverdüşünmüyoruz. Sunlit Youth’u kaydederken öncelikle kendi müziğimizi geliştirmek, eğer varsa kendi kurallarımızı yıkmaktı aklımızda olan. Bunu yaparken de hip hop, soul, electronic ve r&b tarzlarından faydalandık.

Sanırım en sade albüm ön yüzünüz bu. Kapak tam olarak ne hakkında?

Duvarın üzerinde bir resim tasarladık. Üzerine biraz Daft Punk, biraz Bee Gees ve biraz da dans partisi ekledik. Sonuç bu oldu.

Son soru: Klişe ama İstanbul konserinize bağlayarak bitirmek istiyorum. Neler söylemek istersin?

İlk İstanbul ziyaretim için çok heyecanlıyım. Etrafımızdaki çoğu insan şehrin çok tehlikeli olduğunu söylüyor. Bu sırada Birleşik Devletler’in elçilik çalışanlarını ve ailelerini bile tehlikelere karşı uyardığını biliyoruz. Bunlara karşın biz oradaki konserin önemini kavrıyoruz. Oradaki insanlar ve şehir hakkında inanılmaz güzel şeyler de duyduk ve biz resmin bu güzel tarafına bakıyoruz. 

24 Kasım 2016 tarihli BirGün Gazetesi‘nde yayımlanmıştır.

Share

Comments are closed.