Soundgarden – Louder Than Love

1989 yılında grunge müziğinin dünyayı kasıp kavurmasına çok az kala ikinci albümü Louder Than Love’ı piyasaya sürdü Soundgarden.

Bir geçiş dönemi albümü niteliğinde olan Louder Than Love grubun ataları Black Sabbath ve Led Zeppelin’den aldıkları ilhamı başka bir boyuta dönüştüreceklerinin habercisi. Çağdaşları Metallica ve Guns N’ Roses gibi hem melodik hem gürültülü olmayı başaran grubun bu albümünde sözlerden ziyade müzik öne çıkıyor. Chris Cornell’in doyasıya bağırarak davul, gitar ve basa alternatif bir enstrümana dönüştürdüğü sesi albüm boyunca kendine hayran bıraktırıyor. İlk şarkı Ugly Truth’ta gitar notaları bir çağlayan gibi akıp gidiyor ve albümün güzel şeyler vaat ettiğini hissettiriyor bize. Ardından gelen altı dakikalık Hands All Over ise Jimi Hendrix’in Voodoo Child (Slight Return)’ünü anımsatan riff’i ile albümün en hatırda kalıcı şarkılarından biri. Gitgide ivme kazanarak uçup giden Gun’da Kim Thayil’in gitar solosunda Jimmy Page’in Dazed And Confused ya da Ritchie Blackmore’un Child in Time solosundaki esintileri görmek mümkün. Guns N’ Roses’ın birkaç yıl sonra The Spaghetti Incident albümünde yorumlayacağı Big Dumb Sex akılda kalıcı melodisi ve seksi binbir türlü üstü kapalı kelimeyle anlatan dönemin glam metal gruplarıyla dalga geçen sözleriyle pek eğlenceli bir şarkı. Loud Love’da Kim Thayil’in gitarının verdiği feedback’i melodiye dönüştürdüğü girişin Chris Cornell’in sesiyle mükemmel birleşimine tanıklık ediyoruz. Albümün en değeri bilinmeyen şarkısı ise oldukça karanlık ve etkileyici I Awake. Chris Cornell’in her “Seni seviyorum” deyişi tüyleri diken diken ediyor. Louder Than Love, Soundgarden’ın kendisi gibi Seattle’dan çıkacak birçok grubun önünü açan ve grunge tavrının doğuşuna büyük katkıda bulunan bir albüm. Birkaç yıl sonra grubu iyice ünlü yapacak üçüncü albüm Badmotorfinger öncesi bütün gürültüsü ve çiğliğiyle Soundgarden’ın kariyerinin ergenlik dönemi albümü de diyebiliriz buna. Louder Than Love tam anlamıyla ‘80’ler heavy metali ile ‘90’lar grunge’ı arasında bir yerde sıkışıp kalmış. Ne de güzel bir yermiş orası.

Comments are closed.