Söylenecek tek şey var

Konser|

Kadıköy Sahne’nin underground atmosferinde konseri izleyen genç ve heyecanlı bir kalabalıktık diyebilirim. In Hoodies, Palmiyeler, The Away Days. Üç grubun da müziği ciddiye alan, konser dinleme alışkanlıklarını sevdiğim bir kitlesi var. (Yazı: Esra Gündoğdu // Fotoğraflar: Fakih Kademoğlu)

New Sounds of İstanbul, Audioban’ın alternatif müziğe şehirde yer açan konserler serisi. İlk konserinde Simge Pınar, Ezgi Aktan ve Nova Norda sahne almıştı. İkincisindeyse Canozan, Barış Demirel-Barıştık mı ve Hedonutopia’nın olduğunu görünce alternatif müzik severler olarak sonraki konserler için iyice meraklanmaya başlamıştık.

İstanbul’un alternatif özerk bölgesi Kadıköy’deki mekanlar bir süredir kendi müzik kültürleri ve kitleleriyle bütünleşmiş durumda. Yani şehirde müziğin, özellikle alternatifin peşindeyseniz sizin için de “Kadıköy’e konsere gitmek” çoktan bir rutin haline gelmiştir. Benzer bir duyguyla ve merakla ben de yoğun geçen bir günün ardından New Sounds of İstanbul konser serisinin Kadıköy Sahne’deki üçüncü konserinde In Hoodies, Palmiyeler ve The Away Days’i dinlemek için işten apar topar çıkıp Kadıköy’e koştum.

İlk performansı 2015’te çıkardıkları ilk albümleri A Lunar Manoeuvredan beri yerli müzik sahnesinde brit rüzgarları estiren In Hoodies sergiledi. Murat Kılıkçıer’in projesi In Hoodies’in müziği kimi zaman akustik ve yumuşak tınılarla size baharın en güzel günündeymiş gibi hissettiriyor, bazense Radioheadvari bir melankoli ve karanlık notalarla isyan bayraklarını çektiriyor. Muhtemelen çoğumuz geçtiğimiz şubat ayında yayımlanan ikinci albümleri Recalibrated Expectationsdan yepyeni In Hoodies şarkılarını ilk defa bu konserde dinledik. Tam da bu yüzden, grup ve izleyici arasında elle tutulur bir heyecan söz konusuydu. Hoodies’in tüm şarkıları, artwork’leri ince ince düşünülmüş ve yüksek bir “işinde en iyisini yapma” kaygısıyla örülmüş. Sahnede de bu durum farklı değil. Sakince başladıkları bir şarkının sonunda, gözleri birbirlerinde, müziğin içinde kayboluyorlar. Bize sadece bu adanmışlığın tadını çıkarmak kalıyor. In Hoodies ayrılırken bize minik bir Derine güzellemesiyle veda ediyor ve sahneyi Palmiyeler’e bırakıyor.

Palmiyeler’i ilk defa sanırım iki yıl önce yine Kadıköy Sahne’de küçük bir kalabalıkla dinlemiş biri olarak grubun kitlesinin ne kadar büyüdüğünü gururla söyleyebilirim. Gururla evet, çünkü Palmiyeler’in müziği, In Hoodies ve The Away Days gibi dünyada indie müziğe yön veren gruplar gibi evrensel standartlarda. İstanbul’da böyle bir kitleleri olması mutluluk verici. Konser başlamadan sahnede küçük bir soundcheck için gördüğümüz grup biraz sonra bizi aşk gemisinde bir yolculuğa çıkarmak üzere: Barış üstünde denizci üniformasıyla, Mertcan ise Parisien kombini ile sahneye çıkıyor. Palmiyeler’in tüm şarkılarını her bir ağızdan söyleyen bir kalabalığın içindeyiz ve çoğu şarkının sonunda jam session’larla bir sonraki şarkıya tatlı tatlı geçerek enerjiyi canlı tutuyorlar. İlk albümleri Venüs’ten ve ikinci albümleri Akdeniz’den şarkılarla harika bir setlist var ama yetmiyor. Konserin sonunda ne onlar sahneden inmek istiyor ne biz bitsin istiyoruz, fakat sıradaki isim de en az onlar kadar heyecan verici: The Away Days.
The Away Days sadece Türkiye’de değil, Avrupa ve Birleşik Devletler’de de rüştünü ispat etmiş bir grup. Dediğim gibi evrensel standartlarda bir müziği var ve dünyada indie çevrelerinde kendilerine tatlı bir yer edinmeleri pek de şaşırtıcı değil. The Away Days sahneye çıktığında saat epey ilerlemiş olmasına rağmen ısrarla sahnenin önünde duran sıkı dinleyiciler sabırsızlıkla müziğin başlamasını bekliyordu. Konsere hızlı bir girişin ardından Kadıköy Sahne birden canlandı ve bizim için yaklaşık altmış dakikalık bir shoegaze/dreampop müzik deneyimi başlamış oldu. Grubun solisti Can’ın ve gitarda Sezer’in sahnedeki kendi halinde ama güçlü duruşları seyirciyi hem gözüyle hem de kulağıyla sahnede, tam olarak anda tutmaya yetiyor. Tekrar etmeliyim: New Sounds of İstanbul konserlerini takip eden kitlenin konser dinleme alışkanlıkları, canlı müzik deneyiminizi güzelleştiriyor. Bu The Away Days performansı sırasında da bolca hissediliyordu.

İstanbullular olarak Kadıköy Sahne’de şehrin alternatif müzik sahnesinin bu üç grubunun aynı gece üst üste harika performanslarına tanık olduğumuz için şanslıyız. Söylenecek tek şey var: In Hoodies, Palmiyeler ve The Away Days’in konser programlarının peşine düşün ve müziklerini canlı dinlemenin keyfini çıkarın. Konserlerde buluşalım!

Comments are closed.