Töz – Töz

Albüm Kritik|

Adım adım etki gücünü yükselten hayat merkezli bir filmin içinde gibiyim. TÖZ birbirine sımsıkı bağlı şarkıları tek bir kaya parçasına ait küçük taşlar gibi ufalıyor ve sonra tekrar birleştiriyor.

Jazz triosu TÖZ imzasını taşıyan aynı adlı stüdyo albüm hakkında kurdum üst cümleyi. Ön yüz görseli Sedat Girgin tarafından hazırlanan albümün kayıt süreci geçen yıla kadar uzanıyor. Ancak hem CD format versiyonuyla, hem de dijital platformlar aracılığıyla yayımlanması ise 28 Kasım gününe denk geldi. Şimdi biraz daha geriye gidelim. TÖZ’ün temelleri takvimler 2016’yı gösterirken atılıyor. Ekibin kadrosunu tenor / soprano saksafonda Tamer Temel, piyanoda Ercüment Orkut ve davulda Cem Aksel meydana çıkarıyor. Her biri ülke jazz sahnesi dendiği zaman akla gelen ilk isimlerden. TÖZ bu trio için çıkış noktası olmasına karşın Temel, Orkut ve Aksel’in çok uzun yıllardır birlikte sahne aldıklarından, farklı projelerde buluştuklarından ve yine farklı isimlere ait birçok albüm kaydında yer aldıklarından bahsetmeliyim. Çağıl Kaya da onların enstrüman alanında buluştukları müzisyenler arasında yer alıyor. Bize ne mutlu ki BacktotheSound’un Alternatif Sesler Sahnesi serisi kapsamında Çağıl Kaya ile onları ağırlamış ve Karga’da her anı çok değerli bir konsere ev sahipliği yapabilmiştik. TÖZ’ün bu debut albüm çalışmasını dinlerken gözlerim kapalı takip ettiğim o konseri hatırladım. Bir farkla. Albüm daha serbest çağrışımlara kapı aralıyor. Sert ve beton gibi güçlü bir kayıt var karşımızda. Düşüş anları, ani yükselişler, her bir enstrümanın kendine ait bağımsız anlarda merkez ritme hükmedişi ve tüm seslerin birbiriyle kusursuz uyumu… Yazıyı kapatırken kullanmak istedim ama şimdiye de yakışır: TÖZ için söyleyebileceğim tek şey yılın en iyi jazz kayıtlarından birine imza attığıdır. Şarkılar ve bölümler birbirlerine bireysel veya kolektif interlüdler şeklinde bağlanıyor. On dakikayı aşan bir şarkı ile iki dakika bile sürmeyen bir şarkının benzer üst seviye çizgisine ulaştığına tanık oluyorsunuz. Sadece size özel çalınan bir konserin hayalini kurun. Alkış yok. Görkemli soyut materyaller yok. Işık yok. Sadece şarkılar var. Sizi içinde yaşatan ve bambaşka dünyaya kapı açan şarkılar…       

Comments are closed.