Years & Years’ın One Love konserinden notlar

Konser|

En son 2015 yılında yapılan One Love Festival geçtiğimiz cumartesi günü şehre geri döndü! Bu yıl on beşincisi gerçekleşen One Love şehrin köklü ve en eğlenceli festivallerinden biri. (Yazı: Yazın Kaçan)

Birbirinden farklı binlerce insanın iyi müzik dinlemek ve iyi zaman geçirmek için tüm renkleriyle bir araya geldiği festivalin programında bu yıl Büyük Ev Ablukada, The Blaze, Michael Kiwanuka, Oh Land, Gaye Su Akyol, Kamufle & Brothers, Hedonutopia ve The Black Madonna gibi farklı tür ve tarzlarda onlarca müzisyen vardı.

Festivalin Parkorman’da gerçekleşen ilk ayağında sahne alan gruplardan biri de 2010 yılında Londra’da kurulan synth-pop grubu Years & Years’tı. Konserlerine bilet bulmak artık oldukça zor olan, kadrosu Olly Alexander, Mikey Goldsworthy ve Emre Türkmen’den oluşan grup saat dokuza doğru Birlikte Güzel sahnesinde yerini alırken tüm şarkılara bolca eğlenerek eşlik edecek keyifli bir kalabalık da grubun performansını izlemek için beklemedeydi.

İlk şarkı Sanctify enerjisi ve sözleriyle bir yeni nesil pop grubuyla karşı karşıya olduğumuzun habercisi gibiydi. Grup üyeleri ve geri vokaller platformların üzerinde; büyük parlak kolyesi, file üstü ve kendinden emin duruşuyla vokal Olly Alexander de sahnenin tam ortasına yerleştirilmiş rengarenk bir merdivendeydi.

Grup konser boyunca ağırlıklı olarak bu yıl çıkardıkları son albümleri Palo Santo’dan şarkılara yer verdi. Dinleyicileri çok heyecanlandıran parçalardan bazıları Bridget Jones’s Baby filminin soundtrack çalışmasında yer alan Meteorite, 2015 yılında yayınlanan Communion albümünden Take Shelter, Desire, grubun albüm çıktığında deyim yerindeyse “patlayan” ve yükselişlerini başlatan parçası King, Olly Alexander’ın klavyenin başına geçtiği duygusal parça Eyes Shut ve Palo Santo albümünden Hallelujah oldu.

Palo Santo parçasında sahne ortasına kurulan bir düzenekle Olly Alexander yavaşça yükselmeye başladı. Upuzun bir elbise giymiş bir dev gibi sahnenin tam ortasında şarkısını söylerken etkileyici görsellerle de desteklenen performansı teknik kısıtlamalar, bütçe yetersizliği gibi nedenlerle büyük sahne şovlarına uzun zamandır hasret kalmış Türk seyircisi için gayet heyecan vericiydi.

Tüm konser boyunca sempatik halleriyle seyircinin sürekli nabzını yoklayarak ilginin bir an bile sahneden ayrılmamasını sağlayan Olly konserin ortalarına doğru Türkiye’de olmaktan ne kadar mutlu olduğunu söyledi ve ekledi: Years and Years’in bu ülkeyle çok güçlü bir bağı var çünkü aramızdan biri buralı! Grubun hayranları, synth’lerin başındaki Emre Türkmen’i tanıdığı ve bu anı beklediği için heyecanlıydı. Olly Alexander, Emre Türkmen’in yanına giderek mikrofonu kendisine uzattığında alanda tabii ki çığlıklar koptu. Emre Türkmen “Merhaba İstanbul! Nasılsınız, iyi misiniz? İyisiniz, iyisiniz. Her şey çok güzel olacak! Umarım eğlenirsiniz. Sizi çok seviyoruz, tekrar geleceğiz. Hadi eğlenmeye devam!” dedikten sonraysa seyirci adeta çıldırmış gibiydi. “Asın bayrakları” nidaları alkışlara karışırken, herkes gülümsüyordu.

Güçlü vokali, seyirciyle kurmayı başardığı samimi iletişim, seksi dansları ve tüm sahneyi domine eden duruşuyla Olly Alexander da yeni nesil bir pop star olduğunu bizlere kanıtladı. Anlatacak bir şeyi olan, güçlü sözleri eğlenceli ritimlerle birleştirebilen ve müziğini, önem verdiği konularla ilgili olarak sesini duyurmak için kullanmayı başarabilen gerçek bir pop figürü Alexander. Geçtiğimiz haziran ayında Glastonbury Festival’daki performansları sırasında konsere ara verip dört dakika boyunca LGBTQ haklarıyla ilgili konuşan, açıkça gay olduğunu, son elli yılda bir çok şeyin değiştiğini ama yapılacak daha çok şey olduğunu söyleyen ve alkışlarla konuşması sık sık kesilirken ağlamamak için kendini zor tutan Olly, One Love sahnesinde de seyircileri göstererek “Gökkuşağı bayraklarını görüyorum!” diye bağırdığında güçlü bir alkışla karşılandı.

Festival takipçilerinin çok iyi bildiği gibi festivaller hiçbir zaman sadece müzikten ibaret değil. “Festival ruhunu yaşamak” da aslında tam olarak böyle bir şey: Kendin olmak, senin gibi insanlar olduğunu, yalnız olmadığını fark etmek ve hayatın tüm renklerini birlikte kutlayabilmek!

Ülkemizdeki müzik festivallerin her yıl çeşitlenerek artması ve müziğin hepimizi bir kaç günlüğüne de olsa birleştirip umut vermeye devam etmesi dileğiyle.

Comments are closed.