Yiğit Seferoğlu – Karabesk

Albüm Kritik|

Hay Bin Kunduz, Fineaway ve Forsioux oluşumlarından aşina olduğumuz, bağımsız yerli sahnenin üretken müzisyenlerinden Yiğit Seferoğlu ilk stüdyo albümü Karabesk’i servis etti.

2016 yılı içerisinde diskografisine Karadelik’te Bir Martı ve Topraktan Yeni Gelen EP’lerinin yanı sıra Aklımı Yerinden Oynatmadan Git single’ını ekleyen Eskişehir çıkışlı müzisyen debut albümüyle müzikal kariyerinde yepyeni bir sayfa açıyor. Karadelik’te Bir Martı kısaçalarında yer alan Yaktım Bütün Dünyayı parçasını icra ettiği Sofar performansıyla daha geniş kitlelere müziğini ulaştırma şansı yakalayan Seferoğlu’na kulak verdiğinizde derinden bir iç çekmeniz olası. Zira şarkılarında içini döktüğünü hissedebiliyorsunuz. Atagün İlhan imzalı albüm kapağını incelediğinizde Karabesk’te sizleri nelerin beklediğine dair ipuçları yakalayabilirsiniz. Uzunçalarda Türkiye’de, özellikle de İstanbul gibi bir metropolde yaşamanın getirdiği iç sıkıntısı ve çalkantılı gündemin yarattığı halet-i ruhiyeye kulak veriyorsunuz. Sekiz şarkının ses verdiği Karabesk’in soundunu salt arabesk olarak tanımlamak yanıltıcı olacaktır. Albüme çoğunlukla arabesk tavrı ve tınısı sirayet etse de onu nitelendirirken bağımsız müzikten ayrı tutamayacağımız ölçüde indie ekseninde harmanlanmış bir sound var karşımızda. Yayınlandığı günden itibaren dinleyicinin beğenisini kazanan kayıtlardan Dünya Başına Yıkılsın ile başlangıç yapan uzunçalar “Sahte bir düzenin altına sığınmışız / Aynı derdi viranelerle kusmuşuz” dizeleriyle hepimizden bir parça barındıran Çakallara Meze Olmuşuz ile yol alıyor. Seferoğlu lafını esirgemekten kaçınmıyor ve albüm boyunca tavrından ödün vermiyor. Kahır ise bu anlamda Karabesk’in en çarpıcı kayıtlarından. “Süründük yetti valla” diyerek yakınıyor, “İstemeden bu toprakların kahrını çekmeyelim” sözleriyle serzenişte bulunuyor. Hepimizin sıklıkla hissettiklerini kendine özgü yorumunu kattığı arabesk nağmeleriyle buluşturuyor ve ortaya dertlerimizi tüm açıklığıyla yansıtan içten bir albüm çıkıyor. Gerivokallerde Ilgaz Uygun’u işittiğimiz Hayat Böyle Demek ki etkileyici vurmalı ve telli çalgı kompozisyonları ile dikkatleri üzerine çekerken bir Azeri türküsü olan Hardasan ise Emre Akbay’ın icra ettiği armonika düzenlemeleri ile tazelik kazanıyor. Size tanıdık gelecek ezgilerle bezenmiş İris Apartmanı tek enstrümental parça olarak albümde güçlü bir konumda. Bir arabesk ve bağımsız müzik derlemesi Karabesk’e kulak vermeden geçmeyin derim.

Üst Fotoğraf: Çağatay Güçlü

Comments are closed.