ZAMAN MAKİNASI No.03

Zaman Makinası|

Mart ayında baharı hissetmeye başlamışken zaman makinamızda yine birbirinden güzel beş albüme doğru bir yolculuk gerçekleştirdik.

Me and Armini – Emiliana Torrini 

me-and-arminiFolk, pop/rock, elektronik ve trip-hop müziği bir araya getiren, başarılı bir şarkıcı ve söz yazarı Torrini. 1977 İzlanda doğumlu Torrini, ilk müzik deneyimlerini, çocukluğunda Almanya’da geçirdiği yaz aylarında kazanmaya başladı. 7 yaşında başladığı koroya soprano olarak başlamış ve 15 yaşına kadar devam etmişti. Daha sonra opera eğitimi almaya başlamış ve bu süre boyunca restoranlar, barlar ve otellerde şarkı söylemeye devam etmişti. Me and Armini, Emiliana’nın sesini ön plana çıkaran, tutku dolu, heyecanlı ve oldukça etkili bir albüm. 2008 tarihli albümün Jungle Drum parçası, İzlanda, Almanya ve Belçika’da en çok dinlenen ve sevilen parçası olmuştu. Gerçekten de albümü bir defa dinledikten sonra, yeniden dinlemeye başladığımda Jungle Drum sırası yaklaştıkça heyecanlandığımı hissediyordum. Albüme adını veren Me and Armini “takıntılı” bir aşkı anlatıyor bizlere. Bleeder ise melodik yapısı ve ağır ritmiyle tam bir veda parçası olmuş. Me and Armini, bana göre Emiliana Torrini’nin en tutkulu ve büyüleyici albümü olmuş. Kitap okurken, tatildeyken, yolculuk yaparken ya da evden çıkmak istemeyen herkes için harika bir albüm.

—————————————————————————————————————————————————————

 The Elephant Riders – Clutch

the-elephant-ridersAlternatif pop/rock, grunge, funk metal, blues rock, hard rock, hard core punk… Sanırım Clutch’un içine girmediği, tadına bakmadığı müzik türü pek azdır. Bana göre bunun en büyük etkenlerinden birisi grup üyelerinin uzun yıllardır birlikte olması ve hepsinin kendi tarzları olması. Parça kayıtlarında bu farklılıklarını ortak bir yerde topluyorlar. 1998 yılına kadar iki albüm çıkaran grup, bu yıla geldiğinde Columbia Records ile anlaşarak The Elephant Riders albümünü piyasaya sürdü. Bu, grubun büyümesindeki en büyük adımlardan birisiydi kuşkusuz. Kirli ve sert gitar tonları, funk ritimleri ve nefeslilerin o beklenmedik yerdeki çıkışları… Albüm gerçekten asi. Zaten ilk parça olan The Elephant Riders ile bunu hissetmemeniz mümkün değil. Ancak beni en şaşırtan ve kendisine hayran bırakan parça Muchas Veces. Albümün genel yürüyüşünü bozmayan ancak parçanın tam ortasında gelen trombon solo ile bir anda duvara tosluyoruz. İlk kez dinleyenler için uyarayım bağımlılık yapabiliyor. Crackerjack’de de aynı etki var: bir anda ortaya çıkan nefesliler. 50 dakikaya çok fazla şey sığdırmış Clutch. Oldukça müzikal ve ahenkli olan albümde bize birazcık Red Hot Chili Peppers havası var gibi gelse de kesinlikle daha sert, farklı, sürpriz dolu ve daha yaratıcı.

———————————————————————————————————————————————–

 Nightmare – Avenged Sevenfold

nightmareHenüz lise döneminde kurulan Amerikalı metal grubu Avenged Sevenfold’un ünü kısa sürede yayılmaya başlamıştı. Katıldıkları yarışmalarda grup üyelerinden davulcu The Rev en iyi davulcu,  Zacky Vengeance ve Synyster Gates ise en iyi gitarist ödüllerini kazanmışlardı. Grubun birçok parçasını bilgisayar oyunlarında da dinleme şansını yakalamıştık. 2009 yılında gelindiğinde davulcu Rev’in ölümüyle grup üyeleri büyük şoka uğramış ancak kısa sürede toparlanıp albüm ve konser çalışmalarına devam etmişti. 2010 yılında çıkardıkları Nightmare’i Rev’in de idolü olan Mike Portnoy ile kaydedildi. Portnoy albümde oldukça hissettiriyor varlığını. Albüme adını veren Nightmare, açılış parçası aynı zamanda. Albüm gayet tanımına uygun bir metal albümü. Her ne kadar progresif, heavy, black metal müziğin bir parçası olsa da oldukça sık kullanılan twin pedal ritimleri biraz bayıyor açıkçası. Ancak parçaların genel akıcılığı bu detayı kapatabiliyor. Genel olarak hırçın bir albüm. Melodik sololar, seri ataklı ritimler, hoş fon tonları ile metal müzik severler için dinlenilesi. Farklılık değil sadece metal dinlemek için gayet kıvamında Nightmare.

————————————————————————————————————————————————————

 Now – Marcus Anderson

nowGüney Karolina’lı Marcus Anderson, müzik hayatına çok genç yaşlarda başlamış ve henüz 11 yaşındayken saksafon ile tanışmıştı. Ailesi, müziğe ve özellikle saksafona olan tutkusunun farkına varmış ve Marcus’u lise çağına geldiğinde müzik okulunun caz bölümünde eğitim görmesini sağlamıştı. Mezuniyetinden sonra da Kuzey Karolina Üniversitesi’nde caz eğitimine devam etmişti. 2009 yılında katıldığı Capital Jazz Fest Challenge’i kazanmış ve ilk albümü için adımlar atmaya başlamıştı. R&B, Latin, Smooth ve Gospel Caz çizgisinde başarılı çalışmalar veren Anderson’un Now albümü 2011 yılında yayımlandı. Albüm, yeni jenerasyon caz örneklerini en güzel şekilde bize sunuyor. Anderson’un o harika saksafon tonu da tüm güzelliği ile bizlerle bu albümde. Karşılama parçası olan All or Nothing’in enerjisi çok üst seviyede olmuş. İlk şarkı zaten albümün tüm karakterini yansıtıyor bizlere. Albüme adını da veren ikinci parçası Now ise tutkulu ve oldukça etkileyici bir yapıya sahip. Özellikle tuşlularda kullanılan tonlar ile bas gitarın eşliği çok hoş duyuluyor. Michael Jackson’un Remember the Time parçasını da hem saksafonu hem de vokal performansıyla bizlere sunuyor Anderson. Yeni jenerasyon cazcıların tüm renklerini barındıran albüm; yeni, melodik, tutkulu ve heyecan verici öğelere sahip.

—————————————————————————————————————————————————————–

 Sur Mes Gardes – Joyce Jonathan

sur-mes-gardes1989 doğumlu Fransız şarkıcı Jonathan, henüz 16 yaşındayken Myspace  alanına yüklediği besteleri ile bir anda dikkatleri üzerine çekmişti. Öyle ki My Major Company kurucu ortaklarından Michael Goldman’da  takip edenler arasında yerini almıştı. 2010 yılında çıkan albüm genel olarak akustik ve vokali ön plana çıkarıyor. Çalgı çeşitliliği çok fazla yok parçalarda, bu da Jonathan’ın sesiyle daha baş başa kalmamızı sağlıyor. İlk parça olan L’heure Avait Sonné hareketli ve mutlu bir şekilde karşılıyor bizi. Kendime en yakın ve samimi bulduğum parça albümün ikinci parçası Pas Besoin De Toi. Jonathan’ın bu eseri gerçekten içten ve duygu dolu seslendirdiğini rahatlıkla hissedebiliyorsunuz. Albümdeki genel yürüyüş sizi dingin ve sakin tutuyor. Fransızca müzik sevenler için müzik hafızanıza ekleyebileceğinizi düşündüğüm güzel bir albüm.

Share

Comments are closed.