Anna Calvi – Hunted

Albüm Kritik|

Londralı müzisyen Ağustos 2018’de yayımladığı Hunter albümünü bu yıla tekrar çağırıyor.  Charlotte Gainsbourg, Courtney Barnett, Julia Holter ve Idles gibi isimlerin yer aldığı Hunted’da iki yıl önceki Hunter’ın özenli bir yeniliğine tanık oluyoruz.

Anna Calvi üretim sürecini tüm varlığını dahil eden bir müzisyen ve söz yazarı. Cümleleri ağzında paramparça ediyor öfkelenince. Sözleri öyle bir eziyor ki çenesini kapatırken diş seslerini duyuyorsunuz. Mutluluğunu nefes alış verişinde, anı yaşayışını enstrüman frekansında hissediyorsunuz. Her hali göz önünde onun. Ben Calvi’yi dinlerken gözümü kapattığımda o şarkıyı ruhumda yaşayabiliyorum. Bir müzisyen için bu ambiyansı yaratmanın ötesinde, dinleyiciyi kendi dünyasına çekmenin ötesinde bir başarı çizgisi var mıdır? Bana kalırsa yoktur. Zirve orasıdır. Hunter’da o zirveyi görmüştü Anna Calvi. Son iki yıldır kariyerinin altın dönemini yaşadı. 2011 yılında kendi adını taşıyan ilk albümünü yayımladığı zaman da çok iyi geri dönüşler almıştı, ancak külliyatındaki üç numaralı LP olan Hunter’da daha geniş kitleye ulaştı ve daha fazla konser verme şansını yakaladı. Geride kalan iki yılda da başka bir stüdyo çalışması gerçekleştirmedi. Belli ki o başarı seviyesinde biraz daha kalmak istiyor otuz dokuz yaşındaki sanatçı. Hunted başlı başına yeni bir stüdyo albüm değil. Hunter’daki yedi şarkıyı burada tekrar duyuyoruz. Ancak büyük bir farkla. Söz konusu şarkılar yeniden ele alınmış, yeniden kaydedilmiş ve farklı müzisyenler kayıtlara eşlik etmiş. Ortaya gerçekten de sıra dışı bir proje çıkmış. Charlotte Gainsbourg vokalini duyduğumuz Eden benim için albümün zirvesidir. Eden baştan sona, son saniyesine kadar göklerde bir yerde dolaşıyor. Sizi de kendi yolcuğuna davet ediyor. İnanılmaz bir etki gücüne sahip. Away‘de sadece Calvi’yi duyuyoruz. Onu ve gitarını. Fludan netliğe doğru gelip giden vokal tonu sadece duymakla değil şarkıya dahil olmakla ilgili bir istek uyandırıyor. İlk sıradaki Swimming Pool’da Julia Holter kendisini hatırlatıyor. Beş numaralı parça Don’t Beat the Girl Out of My Boy başladığında “Evet” diyorsunuz. “Evet burada bir yerlerde Courtney Barnett bizi bulacak.” Barnett’ın gitarıyla şarkıya dalışı olabildiğince direkt. Başladığı gibi de sonunu getiriyor. Sert ve tavizsiz tavrına hayran kalmamak imkansız. Wish’deki Idles yorumu ise ’70’lerin sonuna çekip götürüyor zamanı. Anna Calvi için bu bir ara dönem çalışması. Yukarıda da değindiğim gibi Hunted stüdyo albüm klasmanında değil. Ancak fark etmiyor. Şarkılara başka ve yepyeni kapılar açılınca, kayıt size başka hisler getirince fark etmiyor. Mutlaka dinleyin.

Comments are closed.