Babylon Soundgarden 2 günde 10 bin kişiyi ağırladı

Konser|

Kendine Has Babylon Soundgarden, üç yıl aranın ardından Pozitif deneyimi ile şehre geri döndü. 28- 29 Mayıs tarihlerinde Yapı Kredi Bomontiada’da gerçekleştirilen festivali iki günün toplamında on bin katılımcı takip etti.

buy cheap kamagra oral jelly

, ’70’li yılların psychedelic özelliğiyle ön plana çıkan meşhur şarkılarını disko ritimleriyle birleştirdiği mix’leriyle büyük beğeni toplayan Veyasin’in solo projesi Hey! Douglas, new school hip-hop, trap ve urban üretimleriyle rap sahnesinin yükselen prodüktörlerinden Artz ve Bugy, caz, ska, dub ve rock formlarını müziğinde birleştiren ve yerli müzik sahnesinin öncü reggae gruplarından Sattas, multi-enstrümantalist, şarkıcı ve söz yazarı Dilan Balkay, R&B, bedroom pop ve arabesk türlerini müziğinde bir araya getiren İstanbul çıkışlı prodüktör, şarkıcı ve şarkı yazarı Mert Demir, roots reggae ortak temelinde kurulan İstanbul çıkışlı grup Bosphoroots, caz, rock, halk müziği, elektronik müzik ve progresif türlerini yorumlayarak kendi sesini oluşturan Geeva Flava, drum’n bass, jungle gibi farklı underground türlerinden dans müziğinin birçok alt tarzını etkileyerek dünyanın dört bir yanına yayılan sound system kültürünün yerli temsilcisi Simba Roots Sound System ve Çingene, Türk ve Arap müziğinin çok çeşitli fantastik renkli müziklerini de bünyesinde barındıran akordeon ve perküsyona dayalı geleneksel Balkan topluluğu Balkan Marching Band müzikseverlerle buluştu.

Babylon, Popülist ve avluda yer alan DJ setlerde ise Kaan Düzarat, Hünkar, Garan Garan, Volkan Judocu, Bant Mag. DJ’leri, Discolog, Murat Beşer & Levent Şen, Ras Memo & Da Frogg ve kiwi keyifli performanslarıyla festival ruhunu gün boyunca sürdürdü.

Katılımcılarına müziğin yanı sıra gerçekleştirilen atölye çalışmaları ile pek çok farklı deneyimi bir arada yaşama imkanı da sunan Kendine Has Babylon Soundgarden boyunca katılımcılar ACT İstanbul tarafından gerçekleştirilen anahtarlık yapımı atölyesi ile ileri dönüşüm tekniği ile atık ipleri yeniden değerlendirerek, farklı formda insan figürlerine dönüştürme imkanı bulurken Kendine Has Afiş İllüstrasyonu Atölyesi ile hayallerindeki afişi tasarlama fırsatı da yakaladı. 1930’larda ortaya çıkan 20. yüzyılın en popüler caz akımlarından biri olmasının yanı sıra mutluluğun ve neşenin dışa vurumu olarak da tanımlanan Swing dans türlerinden Solo Jazz’ı deneyimleme imkanı sunan Swing Planet Solo Jazz Atölyesi ile de katılımcılar eğlence dünyasında vazgeçilmez performanslarını doğaçlama olarak gerçekleştirdi.

 

Comments are closed.