Beirut – Gallipoli

Albüm Kritik|

Zach Condon’un indie folk projesi Beirut’un beş numaralı uzunçaları Gallipoli ismini İtalya’nın güneyindeki bir sahil kasabasından alıyor. Albümün genel hissiyatı da aynı ismi gibi bir bahar gününde güneşli bir sahil kasabasında gülümseyerek gezip geçmişi anmaya benziyor.

Bir indie grubu olmasına rağmen indie sevmeyenlerin bile keyifle dinleyebileceği bir grup Beirut. Melodinin ön plânda olduğu dünya müziği esintili hareketli ezgilerin arkasına bazen neşeyi bazen de melankoliyi saklayan ABD’li grubun bir önceki albümü No No No’da daha hüzünlü taraflarını görmüştük. Albümün Zach Condon’un uykusuz ve ilhamsız geçen günlerinin bir ürünü olmasının bunda etkisi olsa gerek. Gallipoli’de ise Condon ilhamı yeniden bulmuşa benziyor. Paul Collins, Nick Petree ve Gabe Max ile birlikte İtalya’nın ücra köşesindeki bir stüdyoda kaydettiği nostaljik Farfisa orgu, ukelele, trompet, trombon, kornolarla bezeli albümde bir boşvermişlik havası seziliyor. blankMüziğin en haz verici hâlini kutluyor ve hayatın kendisi gibi aynı anda hem sevinçli hem de hüzünlü tınlıyor. Condon albümün samimi olmasına özen gösterdiğini belirtiyor: “Enstrümanların her bir çıtırtısının, her detone notanın, her amfi vızıltısının ve bütün teknik arızaların şarkıların çatlaklarında kalmasını istedim.” Açılış şarkısı When I Die’dan onu takip eden Gallipoli’ye kadar bu samimiyeti hissetmek mümkün. Benim için albümün öne çıkan diğer şarkılarından Varieties of Exhile huzur verici ukelele tınılarıyla sakinleştirirken sabit ritimleriyle Gauze für Zeih bir atlıkarıncaya binmişçesine baş döndürüyor. İsmini Gallipoli’ye yakın bir Yunan adasından alan enstrümental Corfu ’50’lerin ve ’60’ların exotica kayıtlarını andırarak Latin jazz sularında yüzüyor. Light in the Atoll ise sözler girene kadar The Beach Boys’un Pet Sounds’undan çıkmış bir parçaya benziyor. Gallipoli’de yeni ve denenmemiş bir şey bulmaya çalışanlar hayal kırıklığına uğrayabilirler. Ancak Zach Condon’un eski ve yeni müziği birleştirip ortaya saf mutluluk ve acı-tatlı nostalji hissini tetikleyen ürünler koymasının büyük bir başarı olduğu gerçeği yadsınamaz. Bunu ancak müziğe ve yarattığı duygulara gerçekten tutkuyla bağlı ve hâkim biri yapabilir.

Comments are closed.