Biig Piig – The Sky Is Bleeding EP

Albüm Kritik|

Hayatın tatlı, ekşi, acı, sıradan ve olağanüstü tüm formlarında yüzebiliyor bu kayıt. Söylediği sözlerden öte anlamlar çıkarabiliyorsunuz dinlediğinizde. Daha başka ne olsun? Bir şarkıdan ya da bir albümden daha başka ne beklersin ki?

Yirmi üç yaşındaki Jessica Smyth müzik kariyerini Biig Piig mahlasıyla sürdürüyor. Onun yaşının ötesinde bir ses tonu ve bu ses tonunun içinde kalabalıktan usanmış, kendi kabuğuna çekilmiş bir soğukkanlılık var. Bana kalırsa bunda çocukluk çağında yaşadığı coğrafya değişikliklerinin etkisi var. Smyth, İrlanda’nın Cork kentinde doğdu, ancak dört yaşından on iki yaşına kadar İspanya’da yaşadı. Ailesiyle birlikte İrlanda’ya geri döndükten sonra, ilk başta sadece İspanyolca okuyup yazabildi ve İrlanda kültürüne yeniden entegre olmak zorunda kaldı. Waterford’da ve ardından Kerry’de yaşadıktan sonra, ailesiyle birlikte on dört yaşında Batı Londra’ya taşındı. Londra’daki ilk altı ayında Smyth Lewis Watson ve Ben Harper gibi akustik baladçılardan etkilenerek gitar ve ukulele üzerine folk şarkılar yazmaya başladı. Smyth, Richmond College’da bir müzik teknolojisi dersi alırken, benzer düşünen genç bağımsız müzik sanatçılarından oluşan bir kolektif olan NiNE8’in kurucusu ve Yaratıcı Direktörü Lava La Rue ile tanıştı. Smyth daha sonra NiNE8’e katıldı ve bu süre zarfında lokal alanlarda sahne aldı. Onun için kariyer başlangıç çizgisini 2015 yılından çekebiliriz. Ardından adım adım üretti ve geride kalan süreçte üç EP servis etti.  The Sky Is Bleeding ona ait dördüncü kısaçalar. Henüz bir stüdyo albüm çıkarmadı Smyth. Bunun için bekliyor olabilir. Doğru zamanı ve doğru hareketi beklemekten bahsediyorum. Bence bu EP’nin sonrasındaki adım bir albüm olacaktır. Zira The Sky Is Bleeding oldukça güçlü sound yapısına ve söz bütünlüğüne sarılıyor. Bundan sonrasında vitesi daha fazla yükseltmesini ve bu hikaye ilerleyişini bir albümde buluşturmasını bekliyorum. Burada toplam altı şarkı var. Açılıştaki Remedy, onu takip eden Tarzan, üçüncü sıradaki Baby Zombies ve dördüncü sırada ses veren Lavender indie pop, lo-fi ve alt. rock sularını modern bakış açısıyla takip ediyor. Ancak kayıt son düzlükte depara kalkan bir koşucu gibi son iki şarkısında elinde avucunda ne varsa dinleyicisine sunuyor. Drugs ve American Beauty parçalarından söz ediyor. Drugs başlı başına bass akışında ve hırçın vokal ilerleyişinde zirveye yürüyor. Sahiden çok güçlü. America Beauty ise EP’nin zirvede asılı kalmasını sağlıyor. Başlangıcından final saniyelerine kadar iplerini elinde tutan, asla boşluğa düşmeyen, dinleyicinin yakasını bırakmayan bir şarkı bu. The Sky Is Bleeding’i keşfedin. Biig Piig dünyasında sıradan olanın ötesinde bir yaşam var. 

Comments are closed.