“Bir kimlik oluşturuyor bizim için”

Röportaj|

İzmirli alternatif müzik grubu Longaz ile hem bu sene çıkacak debut albümü, hem de yeni Longaz ile ilgili konuşmak üzere buluştuk ve kapsamlı bir röportaj gerçekleştirdik.

Öncelikle merhabalar. Röportaja başlarken bize ilk olarak Longaz’ın nasıl kurulduğundan, nasıl bir fikir üzerine ortaya çıktığından bahseder misiniz?

Çağdaş: Lisedeyken evimde kendi kendime müzik yapıp onları kaydediyordum birkaç yıl kaydettiğim şarkılar kendime kaldı. Zaten Güzel Sanatlar Lisesinde okuyordum ve müzik ile uğraşmak bana hep çok zevkli geliyordu. Daha sonra Mert ile tanıştım, ilkokuldan arkadaşım Ege’yi de çağırıp onlara bir grup kurma fikrimden bahsettim, ben de o zamanlar davul çalıyordum. Hepimiz bu fikre çok heyecanlanınca beraber kayıt almaya başladık. Ege’nin evinde beraber Denizaşır ve Longaz’ı kaydettik.

Mert: Bir de cover kaydettik. Mac Demarco’dan Chamber of Reflection.

Ç: Hatta kayıtlarımızı İTÜ Rock Festivali’ne yollamıştık ama kabul etmediler. (Gülüşmeler)

Şu an peki Longaz ne noktada? Grup üyelerinde de değişiklikler oldu diye biliyorum.

Ç: Ege, Roma’ya gitti. Kayıtlarda davulları ben çalıyordum ama canlı çalmak için de bir davulcuya ihtiyacımız vardı. İlk başta Alper diye bir arkadaşımız vardı. Alper başka şeyler yapmak istedi. O yüzden onunla devam etmedik. Biz de Anıl’ı bulduk. Anıl, Ege, Mert ve ben uzun süre beraber çaldık. Şarkıları Ege, Mert ve Ben yapıyorduk. Ege’nin gitmesiyle, Mert ile beraber üretmeye başladık. Bu süreç içerisinde birbirimize daha çok ısındık ve birlikte çalışmayı daha iyi öğrendik. Şu an Mert ve ben ikimiz devam ediyoruz yeni kayıtlara.

2019’da dört adet tekli çıkardınız. Üşüdüğünde, Boya, Sırtüstü ve son olarak da Kan. Albüm fikri var mı bu arada kafanızda? Mesela bu şarkıları bu sene bir albüm haline getirmeyi düşünüyor musunuz? Yoksa sıfırdan yeni şarkılarla bir albüm yaratmak mı istiyorsunuz?

M: Normalde şarkıları EP olarak yayımlamayı düşünüyorduk fakat çeşitli sebeplerle olmadı ve biraz aksadı. Biz de elimizde olanları yavaş yavaş çıkaralım dedik ve EP fikrini erteledik. En sonda kalan parçaları da bir albüm haline getirmeyi düşünüyoruz.

Peki var mı kafanızda kesin bir albüm tarihi?

Ç: 2020 bitmeden kesinlikle çıkar diye düşünüyoruz.

M: En geç 2020 ortaları diye planlıyoruz. Tabii prodüksiyon sıkıntıları olmazsa. Yine de bu sene kesin çıkar diyorum.

Ç: En geç yaz olur muhtemelen. Bu arada albümdeki şarkıların hepsi yeni parçalar olacak çıkardığımız teklileri yeni albüme eklemeyi düşünmüyoruz belki birini veya ikisini.

Nasıl gidiyor peki yeni albüm hazırlığı?

Ç: Buraya gelmeden önce evde çalışıyordum ben de çünkü bir dönem aram var okulum çok yoğun o yüzden o dönem aramda parçaların hepsi bitsin istiyorum zaten sonrası Mert ile birlikte çalışmaya başlayınca daha kısa sürüyor önemli olan aslında parçaları oluşturmak.

Peki Longaz’ın müziğini nasıl tanımlarsınız? Mesela benim dinleyici olarak ilk dinlediğimde aklıma gelen dream pop biraz da electronic wave oldu. Siz müziğinizin yaratıcısı olarak hangi  tarzı veya akımı uygun görüyorsunuz kendinize?

Ç: Güzel bir soru. Evet ilk başta daha dream pop gibiydi her şey daha bir alternatifti.

M: Çağdaş bana ilk bahsettiği zaman daha shoegaze tarzı bir şeyler yapmak istediğini söylemişti ama çok öyle olmadı.

Ç: Evet çok öyle olmadı. EP’yi bitirdiğimiz zaman daha başka bir şey oldu. O yüzden EP için alternatif kelimesini yakıştırıyorum ben. Hatta alternatif pop bile olabilir çünkü çok rock tınladığımızı düşünmüyorum. Şu an ise daha elektronik bazlı ilerliyor her şey.

Yani yeni albüm de daha elektronik tarza mı yakın olacak?

Ç: Evet. Kesinlikle.

M: Son tekliklere yakın olacak.

Ç: Evet, son tekliklere yakın yeni albüm daha çok Boya ve Kan gibi şeyler diyebilirim. Kan bizim yapmak istediğimize en yakın parça aslında. Bir kimlik oluşturuyor bizim için.

Longaz konserleri nasıl geçiyor? Mesela İzmir ve İstanbul dinleyicisi arasında ne fark var?

M: İzmir çıkışlı bir grup olduğumuz için İzmir’de daha aktifiz.

Ç: Kesinlikle.

M: Kitlemiz aslında burada olduğu için İzmir konserlerinde daha rahatız. İstanbul’u da sen anlat Çağdaş.

Ç: İstanbul… Bana zor olanı pasladın. (Gülüşmeler) İstanbul seyircisini tanımlaması zor çünkü biz de tam kestiremiyoruz, İstanbul’da çok çalma şansımız olmadı. Bu yüzden de böyle tam anlamıyla aslında bizim için verimli bir İstanbul konserine çıkamadık diyebilirim. Seyircinin tepkisini görebileceğimiz bir organizasyon henüz yakalanmadı. Daha küçük çaplı konserler oldu. Enerji fena değil aslında.

M: Henüz biz İstanbul’a alışamadık, İstanbul da bize alışamadı.

Ç: Ama İzmir çok hoş geçiyor. İnsanlar parçaları biliyorlar, eşlik ediyorlar. Hatta Ankara’da ODTÜ’de çalmıştık. Orada çok şaşırmıştık. Herkes her şarkıya eşlik etti. O yüzden insanlara ulaşabildiğimizi de görmek güzel oluyor sahnede.

— — —

“Olumsuz şeyler de söyleyebilirim. Mesela insanlar konuşuyor, sohbet ediyor. Tam anlamıyla müziğimize kanalize olamıyoruz. O zaman uğultunun içinde şarkılarımızın da tam olarak ulaşabildiğini düşünmüyorum.”

— — —

Sofar’da da çalmıştık mesela orada Sofar’ın kuralları gereği kimse performans esnasında konuşamıyordu, Herkes müziği dinliyordu o çok etkilemişti beni. O zaman işte tamamen ulaştığını hissetmiştim.

Sofar’dan bahsetmişken 2017’de konuk oldunuz Sofar’a. Karavan Session’a da katıldınız. Peki 2020’de nasıl projeler var aklınızda? Buraya katılalım ya da burada konser verelim dediğiniz yerler var mı?

M: Çeşitli festivaller olmak üzere aslında bazı isteklerimiz var.

Ç: Evet, her festivalde çalmak istiyoruz.

M: Aslında olabildiğince çok çalmak istiyoruz.

Ç: Çok çalamıyoruz. Bu durumdan dolayı biraz üzgünüz. Aslında bu seneki en büyük hedefimiz albümü yapmak, çünkü hep teklikler yayımladık ve ben aslında bunun Longaz için net bir kimlik oluşturduğunu düşünmüyorum. Parçalarımız çok farklı. Çok şey deniyoruz. Bunu da seviyoruz, ama aslında bunu bir yandan dezavantaj olarak da görüyoruz. O yüzden albümü yaparken daha net, daha ayakları yere basan bir duruşu olan bir parçalar bütünü yapmak istiyoruz. Aklımda daha spesifik şeyler var.

Neler Mesela?

Ç: Kesinlikle daha elektronik her şey. “Daha özgür” demek doğru olur mu bunu bilmiyorum. Daha özgür de denebilir.

Teşekkür ederim bu röportaj için. Ben çok keyif aldım umarım sizin için de öyle olmuştur. Var mı peki eklemek istediğiniz bir detay?

M: Biz teşekkür ederiz, çok keyifli geçti gerçekten.

Ç: Evet, teşekkürler harikaydı bence! Martta İzmir konserimiz var en yakın.

Comments are closed.