Chelsea Cutler – How to Be a Human

Albüm Kritik|

Çoğu insana göre belki de hayatın en zor dönemidir yirmili yaşlar. Kendinizi çocuk gibi hissedemezsiniz çünkü bazı şeylerin sorumluluğunu alıp hayata atılma vaktiniz gelmiştir. Yetişkin gibi de hissedemezsiniz çünkü hala beyninizin değil kalbinizin sesini dinlemek daha kolay ve eğlenceli gelir. How to Be a Human da bu sancılı ama eğlenceli dönemin bir yansıması adeta.

Connecticutlı yirmi iki yaşındaki müzisyen Chelsea Cutler bu debut albümü yaratırken en çok kendinden ilham almış. Albümün her bir şarkısı, sözleriyle beraber sanatçının yaşamından küçük parçaların bir araya gelmesi gibi. Albümü dinlerken sanki genç bir kızın kendi sesinden günlüğünü dinliyormuş hissine kapıldım. Bu doğallık bence albümün en güçlü tarafı. Sanatçının müzikal olarak electronic pop tarzını tercih etmesi de diğer bir güçlü yön olarak sayılabilir. Bunu söylememin sebebi bu tarzı güçlü veya güçsüz bulmamdan ziyade son yıllarda revaçta olması ve sevilmesinden kaynaklanıyor. Albümün beni iten tarafları ise bazı şarkıları müzikal olarak basit ve lirizm olarak da biraz ergence bulmam. Açılışı yapan Sad Tonight isimli parçada bu gece üzgün olmayı tercih ettiğini ama arkadaşlarının ona üzülmemesi gerektiğinden bahsediyor Chelsea. I Miss You’da giden sevgilinin ardından üzüntüsünü dile getiriyor “Korkuyorum çünkü seni hala seviyorum” diyerek. Açıkçası sanatçının albümünün temasına uygun olarak daha güçlü şarkılar söylemesini beklerdim. How to Be a Human isimli bir albüm beni hem sanatçının profili, hem de ilk albümü olması dolasıyla daha farklı bir beklenti içine sokmuştu. Ondan bu dönemin daha derin duygularını anlatmasını beklerdim. Fakat bu şarkılar ile ancak ergenlik çağındaki dinleyicileri heyecanlandırabilir. Albümün sekizinci şarkısı You Are Losing Me, How to Be a Human’ın en kuvvetli parçası. Sevgiliye yazılan bir mektubu anımsatan şarkı sözlerin bütünlüğü Chelsea’nin bütün hislerini ortaya dökerek söylemesiyle beraber vurucu bir etki yaratmış. Debut albümler her zaman müzisyenlerin doğuşuyla ilgili bize ipuçları verir, çoğu zaman da en iyi albümleri olmaz ve ardından biraz gelişmeleri gerekir. How to Be a Human da işte tam böyle bir debut albüm.

Comments are closed.