Cigarettes After Sex – Cry

Albüm Kritik|

Cry’ın aşkın ne olduğuna ya da nasıl olduğuna dair bir cevabı yok. Zaten böyle bir iddiası da yok lakin aşka dair çarpık, karanlık ve tuhaf bir bakış açısı kazandıracağı kesin.

Albümü lirikal ve müzikal olarak iki farklı kanatta değerlendirmek gerek. Müzikal olarak çok sıkıntısı olmayan bir çalışma. Debut albüm ve EP çalışmalarından alışık olduğumuz karanlık bass tonları ve Mazzy Star’ı andıran ritimler Cry’da da karşımıza çıkıyor. Örneğin daha önce tekli olarak yayımlanan Heavenly’de karanlık bas tonları Greg Gonzalez’in androjen vokalleri ile eşleşince ortaya mükemmel bir sound çıkmış. Lirikal olarak ise söylenecek çok şey var. Greg Gonzalez albümün ilhamının Shania Twain, Leonard Cohen ve Richard Brautigan’dan geldiğini söylüyor ve sözlerine şu şekilde devam ediyor : “Brautigan cinsellik hakkında her zaman tatlı ve komik bir şekilde konuşmayı başardı. Ayrıca Leonard Cohen’de bu konuda harikaydı.” Cry kesinlikle erotik bir çalışma olmuş. “Sex sells” mantığı ile alelade kurulmuş bir kurgusu yok. Lakin bazı yerlerde erotizm oldukça zorlama olmuş. Hatta öyle ki edebi olarak debut albümlerindeki tadı vermiyor. Gonzalez lirikal olarak evrimleşememiş bir tablo sunuyor. Lirikleri özellikle bu albüm özelinde herhangi bir filtreden geçirilmemiş ve alelade bir şekilde yazılmış gibi. Burada filtreden geçirmekten kastım bir otosansür değil, sözlerde olan düzensizlik ve hikaye bütünsüzlüğü. Örneğin Hentai’nin açılışında Gonzalez bir kadınla olan ilk buluşmasından ve ona izlemiş olduğu pornoları anlattığından bahsediyor. Hentai kelime olarak Japonca’da “garip” demek. Aynı zamanda pornografik içerik barındıran anime türlerine de verilen bir isim. Şarkı sözleri tuhaf olsa da melodik olarak bu türe sempatiyle bakmanızı sağlayacak kadar güçlü. You’re The Only Good Thing in My Life’da ise kız arkadaşının Playboy dergisinin orta sayfasında yayımlanan kadınlar gibi poz verdiğinden ve onun “evcil hayvanı” olabileceğinden bahsediyor. Albüme ismini veren Cry parçasında ise Gonzalez intikam yeminleri ediyor. Her üç durum kulağa samimi gibi gelse de lirikal bütünlükte sakil ve tuhaf duruyor. Lirikleri bu kadar irdelememin nedeni Greg Gonzalez’in bulduğu her fırsatta bu albümün otobiyografik bir çalışma olduğunu belirtmesi ve beklentiyi albümün edebi yönüne çekmesidir. Yazıyı sonlandırırken kendime şu soruyu sormadan edemiyorum: Bu kadar güçlü bir soundu böylesine zayıf şarkı sözleriyle heba ederken Greg Gonzalez acaba ne düşünüyordu.

Comments are closed.