Clairo – Immunity

Albüm Kritik|

ABD’li şarkıcı ve söz yazarı Claire Cottrill, nam-ı diğer Clairo, belki de lo-fi ve electropop dünyasının son zamanlarda başına gelen en güzel şey olmalı. Genç şarkıcının ilk albümü Immunity kesinlikle dinlenmeye değer.

Aslında her şey klasik bir YouTube patlamasıyla başladı. Yirmi bir yaşındaki Clairo’nun makyajsız, bakımsız, iki büklüm yatağının üzerinde, kameraya eğilerek söylediği Pretty Girl şarkısı öyle büyük bir ilgi gördü ki kırk milyona yakın bir izlenme elde etti. Her şey çok basit görünüyordu ve son derece çabasızca yapılmış bu videonun iyi bir şarkıyla desteklendiğinde böyle bir sonuç elde etmesi bir tesadüf değildi. Pretty Girl akıllara kazınan sözleri ve tatlı bestesiyle bedroom pop olarak adlandırıldı. Clairo bu büyük başarısının ardından The Fader’la el sıkıştı ve ilk EP’si diary 001′i 2018’de yayımladı. Clairo’nun ilk EP’si döneminde medyada çıkan bazı can sıkıcı haberler vardı. Bazı blankgazeteler genç şarkıcının mevki sahibi babasının bağlantıları sayesinde albüm anlaşması imzaladığını ima eden şeyler yazmışlardı. Bu doğruydu ancak Pitchfork ve The New York Times’ta çıkan olumlu eleştiriler, üstüne Dua Lipa’yla çıktığı turne, sold-out olan konserler bu başarının yalnızca baba desteği ile olmadığını gözler önüne sermişti aslında. Bu yüzden Clairo’nun ilk albümü merakla bekleniyordu. 2 Ağustos’ta yayımlanan Immunity, Clairo’nun saf bir yetenek olduğunun yüzde yüz bir kanıtı. Bu kadar başarılı bir albümün bir ilk albüm olduğuna inanmak güç hatta. Zamanlaması da çok iyi, çünkü bu bir yaz sonu albümü. Tempolu şarkılar ve baladların sıralaması bile dengeli. Bu da albümün bir bütün olarak ahenkli bir şekilde kulakta kalmasını sağlıyor. Bir kere artık bu albümle Clairo bedroom pop’tan çıkıp iyice electropop diyarlarına doğru süzülüyor. Yani Pretty Girl tuttu diye albümde başka Pretty Girl’ler olmaması, dinleyiciye yeni bir sound sunulması alkışı hak ediyor. Auto-Tune’un Clairo’nun pürüzsüz vokaline ustalıkla harmanlandığı Closer to You gibi, soft rock kıyılarından kopup gelen ve beat’leriyle ’80’lere selam eden Sofia gibi, davullarıyla bizi bambaşka alemlere götüren Impossible gibi, ilk kez karşılaştığınız birinin çok tanıdık gelmesi hissindeki Bags gibi şarkılar Immunity’nin bizce altın değerindeki eserleri. Sanki her dinleyişte başka bir şarkıya tutunacakmışsınız gibi, her seferinde yeni bir sarmalın içinde yolculuk yapmak da çok keyifli. Şarkı sözü yazarlığı konusunda tarafına bir alkış daha kopartacağımız Clairo’nun Immunity’sinin prodüktör koltuğunda Rostam Batmanglij oturuyor. Tüm albüm boyunca hayran kaldığımız davulları da Danielle Haim çalıyor. Immunity sıcak, derinlikli sözleri, tertemiz kaydedilmiş lo-fi sounduyla beklentilerimizin de üstünde bir ilk albüm.

Comments are closed.