Dexter: New Blood // İlk bölümün incelemesi

Göz|

Dexter takvimler 2013 yılını gösterirken final yaptı ve bu durum izleyicisi için hiçbir zaman bir bitiş gibi görülmedi. İzleyici merakla devam serisinin çekileceği günü bekledi.

Zaten dizinin finali de beklentilere cesaret veren bir şekilde hem yavan hem de eksik hissettiriyordu. Maceranın devam etmesi, Dexter Morgan’a hak ettiği finalin bahşedilmesi dizi severler için oldukça önemliydi.

Dexter’a hayat veren Michael C. Hall’u yeni bir sezona ikna etmek epey uzun sürse de karşımızda geçen hafta servis edilen ilk bölümüyle izleyicisine merhaba diyen Dexter: New Blood bulunuyor. Dexter: New Blood geride kalan sekiz Dexter sezonuna eklenen on bölümlük bir mini seri.

İlk bölüm izlendiğinde şaşırtmaktan ve bambaşka bir hikayeye şahit olmaktan çok Dexter izleyicisinin beklentilerini karşılamak üzerine planlanmış bir devam sezonu olduğunu anlayabiliyoruz. Dexter: New Blood‘a yeni başlayacak Dexter severler için bu çerçevede bir beklentiyle kadraja bakmak ilk bölümden itibaren keyif alarak izlemeyi kolaylaştıracaktır.

Bu yeni maceraya kısaca göz atalım. Dexter’ın setini Miami’nin sıcak havasının aksine Birleşik Amerika’nın soğuk tarafında buluyoruz bu defa. Dexter Morgan (Michael C. Hall), 2013 finalinde hayatına son verdiği kız kardeşi Deb (Jennifer Carpenter) ile zihninde yeniden bir araya geliyor. Dexter, artık genç bir birey olan oğlu Harrison (Jack Alcott) ile bu ilk bölümde tekrar bir araya geliyor. Kendisiyle aynı kaderi yaşamış Harrison’ı annesizken bir de babasız bırakmak istemeyen Dexter, vahşi dürtüsünü iyiye yönlendiren, onu eğiten, ona babalık eden Harry’den ilham alıyor. Öyle hissediliyor ki bu yaklaşım Harrison’ın yeni Dexter  olacağı hakkında bir ipucu. Şu an sadece sesli düşünüyorum.

Dizinin yeni macerasında Dexter Morgan ismini yalnızca biz ve Dexter’ın kendisi biliyor. Bir de onun oğlu Harrison. Dexter artık Jim Lindsay kimliğiyle karşımızda ve yerel bir avcı dükkanında çalışıyor. Dexter, yine herkesin sevdiği bir karakterde karşımıza çıkıyor diyebiliriz. Kasabadakiler tarafından saygı gören biri Lindsay. Kız arkadaşı bir polis. Geçmişini kusursuzca kapatmayı başarmış. Şimdilik. Şimdilik diyorum çünkü bu ilk bölümün sonunda Jim Lindsay tekrar Dexter Morgan’a dönüşüyor. Dizinin merkez hattında “Hak edene hak ettiğini ver” düsturu vardır. Dexter’ı Dexter yapan da budur. İşte ilk bölümün sonunda Dexter’ı tekrar iş başında görüyoruz. Dönüşünü tam anlamıyla gerçekleştiriyor.

Tam konum verelim. Miami’den çok daha soğuk bir iklimi benimsediği New York’un uzak bir kasabası olan Iron Lake’te yaşıyor Dexter Morgan. Artık polis departmanında kan analisti olarak çalışmıyor ama kasabanın şerifi ile çıkıyor. Yeniden biçimlenen katil için harika bir hayat, değil mi?

Dexter’ın yeni ve final (gerçekten bunun son perde olduğunu belirtelim) sezonundan her bölümü ayrı ayrı değerlendireceğiz. Dizi geçen hafta TV platformu Showtime’da ilk bölümüyle izleyici karşısına çıktı. Yolculuk on bölüm sürecek ve her hafta bir bölümüyle devam edecek. Biz de sis perdesini fazla dağıtmadan ve sürprizi kaçırmadan bölümleri size aktarmayı sürdüreceğiz. Şimdi Dexter’ın geri dönüşünü kutlayalım. Tekrar hoş geldin Dexter! 

Comments are closed.