“Her zaman daha fazlasını yapabilirmişsin gibi geliyor”

Röportaj|

Vokalist ve çellist Katy Sargent, bass gitarist ve beat maestro Luke Thornton, gitarist ve synth virtüözü David Havard’dan oluşan Elder Island güzel sanatlar, fotoğrafçılık ve grafik tasarımdaki geçmişleri sayesinde Bristol’un sanat ortamında kolayca kabul bulan bir ekip. Bristol’ın havası, doğası ve ilham verici bu sanat ortamı gruba çeşitli yaratıcı etkiler sağlamaya devam ediyor. 3 Mart ’22 akşamı Zorlu PSM %100 Studio sahnesinde konsere çıkacak ekiple röportaj gerçekleştirdik.

Sizi çok yakında burada canlı izleyeceğiz. Peki, bu konser hakkında neler söylemek istersiniz?

Türkiye’de ilk kez çalacağız ve çok heyecanlıyız! İstanbul’daki hayranlar için müzikal bir macera hazırladık. Ayrıca, eğlenceli bir gösteri olması için özel aydınlatma paketimizi getiriyoruz.

Son albümünüz Swimming Static’in ilk albümünüz The Omnitone Collection’dan farkı nedir sizce? Gelişimi nasıl tanımlarsınız?

Hem şarkı yazarlığı hem de ses prodüksiyonu konusundaki becerilerimizi sürekli olarak geliştirmeye çalışıyoruz. Swimming Static’in her ikisinde de The Omnitone Collection’dan bir adım önde olduğunu hissediyorum ancak hala tırmanmamız gereken bir yol var. Pandemi dönemi ve karantina bu albümün çoğunu kendimiz ürettiğimiz ve üzerinde yoğun bir şekilde çok daha fazla zaman harcadığımız anlamına geliyordu. Bu yüzden bir bakıma daha kişisel hissettiriyor.

Her şarkıyı işaretleyip “Artık bitti” dediğiniz bir süreç var mı?

Bunu imkansız buluyoruz. Kulaklarımız kanayana kadar ince ayar yapabiliriz. Sanırım genellikle hep birlikte, onu olduğu gibi ortaya koymaktan mutlu olacağımız konusunda hemfikir olduğumuz bir noktadayız. Ama hemen hemen her zaman daha fazlasını yapabilirmişsin gibi geliyor.

Hepiniz Bristol’deki üniversitede fotoğraf, grafik tasarım ve güzel sanatlar okuyarak tanışmışsınız. Yani birlikte müzik yapmaya başladınız. Hangi noktada bu sadece bir hobiden daha fazlası oldu?

Sanırım aşama aşama oldu. İlk EP çıktığında düşündüğümüzden çok daha başarılı oldu. Bu bizim için ışığı açtı. O andan itibaren ilerleyici ritmi sağlamak biraz zaman aldı. Büyük sıçrama 2019’da hepimiz işimizi bıraktığımızda oldu.

 

Grubu bizi destekleyecek kadar karlı hale getirmek için kendimize bir zaman sınırı koyduk. Bazı sarsıntılı noktalar oldu. Ama atlattık. Şu an hemen hemen hedefteyiz.

 

http://blauweiss-heisingen.de/media/ohne/index.html

, Times;”>Bristol soundunuzu nasıl şekillendirdi? Mekanlardan veya sanatçılardan nasıl etkileniyorsunuz?

Bristol ilham vermeye devam ediyor. İlk geldiğimizde her şey mekanlar ve dansla ilgiliydi, bu her zaman müziğimizi besleyecek. Zamanla çok çeşitli türleri sergileyen çok çeşitli mekanları araştırdık ve bulduk. Yeni Bristol radyo istasyonları ile şu anda şehirde bir çiçek açması var gibi görünüyor. Noods ve Swu.fm gibi. Bunlara kulak verin. Ayrıca yeni bir bağımsız mekan olan Strangebrew, favori uğraklarımızdan biri haline geldi. Bir sonraki paylaşımımız için daha rahat ve ham bir şeye hazır olun.

Sizin için sırada ne var?

Yeniden canlı çalmak çok güzel. Çok daha fazlasını yapmayı umuyoruz. Mayıs ayında heyecanlandığımız bir Kuzey Amerika turumuz var. Sonra yeni sesler ve yeni ufuklar. Tek yol bu.

Comments are closed.