“Kendimizi hiçbir kalıba sokmadık”

Röportaj|

Çok kültürlü elektronik müzik topluğu YėY, Round & Roundun ardından yeni teklisi Nightsı canlı performans sergilediği bir video ile birlikte paylaştı. 2 Ekim’de Mirages adını verdikleri EP’yi yayımlamaya hazırlanan grubun müziğinde geleneksel enstrümanlar house altyapıları ile birleşerek benzersiz ve uluslararası bir deneyime dönüşüyor. Sorularımızı ekipten Uğur Köse yanıtladı. (Röportaj: Gizem Ertürk)

Kökenleri Mannheim’dan İstanbul’a uzanan bir topluluksunuz. Grup nasıl bir araya geldi?

Ben Mannheim’da okumaya başlamıştım. İlk ayı falandı sanırım, Mannheim’da bir konserimiz vardı. David konserden sonra yanıma geldi ve enstrümanımın adını sordu. Fakat daha çok yeni olduğum için onu neredeyse hiç anlamadım. (Gülüyor) Anladığım şeyler prodüktör olduğu ve bağlamadan çok etkilendiğiydi. Techno sevip sevmediğimi sordu ve gözlerim kocaman oldu, çünkü techno-house aşığı bir adamım. Beni stüdyosuna davet etti ve birçok buluşmadan sonra YėY oluştu. 

Sizin için etnik bir elektronik müzik topluluğu demek yanlış olmaz. Peki bu iki benzemez tür sizin müziğinizde nasıl karşılık buluyor?

Aynen aslında etnik elektronik act demek yanlış değil fakat bizim soundumuzdaki farklılık, aslında tam olarak etnik elektronik olmayışımız. Evet bağlama, düdük ve darbuka gibi etnik enstrümanlar kullanıyoruz fakat tamamen etnik bir melodinin altını house alt yapılarıyla sentezlemiyoruz. Kullandığımız etnik enstrümanları tamamen içimizden geldiği gibi, bazen çeşitli efektlerle bağlama tınısından uzaklaştırıp farklı bir renk, bir kontrast olarak kullanıyoruz, bazen bağlamayı ya da diğer etnik enstrümanları şarkının tamamen ana karakterleri olarak kullanıyoruz.  Bu daha çok şarkının ne istediğiyle alakalı aslında. Bunu yaparken asla canlı enstrümanları bir kalıbın içerisine sokmuyoruz. Yani “Bağlama bu şekilde çalınmalıdır! Yoksa bağlama olmaz” falan gibi saçma, kalıplaşmış fikirlerle hiçbir yere varılamayacağına herkesin ne hissediyorsa onu çalması gerektiğine inanıyoruz. David de tamamen bu felsefede ve düşüncede olduğu için ve ikimizde elektronik müziği çok sevdiğimiz için keyifli bir karşılık buluyor. Bizim için.

 2 Ekim’de yayımlayacağınız Mirages EP’nizde dinleyiciyi neler bekliyor?

Tüm şarkılar birbirinden farklı ve sıcak renklere sahip aslında. EP’de dinleyicileri birbirinden farklı renklerden, melankoliden, danstan, pozitif hislerden oluşan bir kolaj bekliyor diyebiliriz.

Kısaçalarda Minnet Eylemem türküsünün de sizin tarafınızdan düzenlenmiş yeni bir versiyonu yer alıyor. Bu fikir nasıl ortaya çıktı? Bu türküyü nasıl keşfettiniz ve düzenlediniz?

Minnet eylemem türküsü benim için her zaman çok önemli ve bir anlamda yol gösterici olmuştur. Bir akşam bende rakı içiyorduk, ben şarkıyı dinlemek istedim o an, David’de kısa bir süre dinledikten sonra, şarkıdan hiç bir şey anlamadığını fakat çok sevdiğini, ona pozitif şeyler hissettirdiğini söyleyip bana bu eserin anlamını sordu, eserin anlamımı anlattıktan sonra, yapıp yapamayacağımızı sordu ve bu şekilde eseri içimizden geldiği gibi işlemeye başladık. 

Gelecek planlarınız neler?

Kendi yolumuzu çizerken grup içinde planlar yapıyoruz tabii ki. Bunlar daha çok bizi, müziğimizi nasıl daha çok geliştirip, ileriye taşıyabilmek adına daha çok. Biz içimizden geldiği kendimizi tamamen özgür hissettiğimiz müziğimizi yaparken, bizi duyup, aynı hisleri paylaşıp yolumuza çıkan, dinleyen, takip eden her yol arkadaşımız için çok çok mutlu oluyoruz ve bu aileyi büyütmek istiyoruz.

Size neler ilham veriyor?

En büyük ilham kaynağımız birbirimiziz aslında Benim Türkiye’den geliyor olmam… David’in buralı olması farklı objeleri aynı resimde birleştirebilmemizde çok etkili oluyor diyebilirim ve tabiki doğada var olan her şey! İkimizde doğa, ağaç, toprak aşığı insanlarız. Hatta doğadan kaydettiğimiz birçok sesi de şarkılarımızda bazen ambiyans sesleri bazen groove bazen de synth yönüne çekerek kullanıyoruz. Her şarkımızda mutlaka doğadan bir ses vardır. Yani doğa da büyük ilham kaynağımız. Elektronik müziğin yanında Birçok farklı müzik türünü çok severek dinliyoruz. İkimizde tanışmadan önceki müzikal hayatımızda birbirimizden farklı müzikal tecrübelere sahibiz, bu da bizi büyük anlamda besliyor.

Comments are closed.