Khruangbin – Mordechai

Albüm Kritik|

Tayland’dan Karayipler’e uzanan geniş bir coğrafyanın çeşitli kültürlerinden topladıkları soundları benzersiz bir saykodelik tavırla harmanlayan Teksas çıkışlı grup Khruangbin, üçüncü uzunçaları Mordechai ile karşımızda.

Hayranları arasında Jay-Z, ön grup olarak çıktıkları isimler arasında Father John Misty ve Massive Attack bulunan Khruangbin’in bu albümü, genellikle enstrümental şarkılarıyla öne çıkan grubun en çok vokal kullandığı şarkıları barındırması açısından önemli bir noktada duruyor. Khruangbin evrenselliğini tam olarak da buna bağlıyor. Sadece birkaç kelimeden oluşan enstrümental şarkılarla geleneksel İngilizce dilli batı müziğinin bariyerlerini yıkmaya çalışan grup, bu şekilde her bir dinleyicinin kendi deneyiminin izinden giderek müziklerindeki duyguyu yakalamasını sağlıyor. Grubun basçısı ve vokalisti Laura Lee’nin dört yıllık yorucu turnelerinden sonra duraklayıp kendini sorguladığı ve inzivaya çekildiği bir zamanda gelen ilhamla temelini attığı Mordechai’da sözlerin baskın olmasının nedeni bu dönemde kazandığı farkındalık olabilir. Lee, çeşitli röportajlarında bu dört yıllık süre içinde kaçırdığı düğünleri, aile ve arkadaş toplantılarını düşünüp geçmişe döndüğünü ama bir yandan da şimdiki anda yaşamayı takdir etmeye başladığını belirtiyor. Albümdeki şarkılarda da Lee’nin bu hislerini sezebiliyoruz. Connaissais De Face’da bir arkadaşıyla dertleşiyor ve geçmiş zamanları hatırlıyor, Dearest Alfred’de mektup arkadaşını özleyen bir karakterin ağzından şarkı söylüyor. Bu şarkılar grubun önceki kataloguna kıyasla kesinlikle daha duygusal tınlıyor. Neyse ki Pelota gibi enerjiyi yükselten bir parça tam da albümün ortasında modu yükseltiyor. Benim için Father Bird, Mother Bird ve Shida gibi elektrogitarın doğaçlama tınılarıyla ön plâna çıktığı parçalar da önem taşıyor. Fakat albümde grubun birkaç ay önce hemşerileri Leon Bridges’ın vokaliyle konuk olduğu Texas Sun ve Con Todo El Mundo albümünün yıldızı Maria También gibi bütünsel açıdan daha melodik ve akılda kalıcı birkaç şarkı aradığımı söylemeden geçemeyeceğim. Yine de Khruangbin’i dinlemek her zaman huzurlu, eğlenceli ve ufuk açıcı. Benzer soundlarda gezinseler de tekrara düşmedikleri için sıkıcılaşmıyorlar. Böylece her bir albümü bambaşka ve bir kere yaşanacak bir yolculuğa dönüştürüyorlar.

Comments are closed.