King Gizzard and the Lizzard Wizard – Flying Microtonal Banana

Albüm Kritik|

Son dönemlerin en çok dikkat çeken gruplarından birisi olan King Gizzard and the Lizzard Wizard her geçen yıl üretim ivmesinde vites yükseltiyor. Geçtiğiniz yıl çıkarttıkları ve hak ettiği kıymeti biraz rötarlı teslim ettiğim Nonagon Infinity albümünün tadı hala damaklarda. Ancak Avustralyalı grubun durmaya hiç niyeti yokmuş gibi gözüküyor. Yeni albümleri Flying Microtonal Banana bunun kanıtı. (Yazı: Özgür Yılgür)

Açık konuşmak gerekirse seri üretim yapan gruplara hep biraz mesafeli yaklaşmışımdır. Sürekli aynı sound’u farklı bestelerle ve sözlerle dinlemenin, dinleyici ve müzisyen arasındaki bağı zayıflattığına inanıyorum. Bu sebeple King Gizzard and the Lizzard ile tanışma faslını hep öteledim. Geçtiğimiz yıl çıkarttıkları Nonagon Infinity albümüyle birlikte inadımı kırdım ve grupla ilk kez el sıkıştık. Ekibin önceki albümlerini de dinleyince sık üreten, ancak yeniyi aramaktan da caymadıklarını fark ettim. Dolayısıyla fırsatını her bulduğumda bu konu hakkında günah blankçıkartıyorum. Grup 2017 yılında tam beş albüm çıkartacağını duyurdu. Serinin ilk bölümüyse Flying Microtonal Banana ile başladı. Acid rock, psychedelic ve progressive semalarında dolaşmayı seven herkesi bir çırpıda akıntısına katan grubun bu albümdeki sihirli numarası mikrotonları esas alması. Yani komalardan oluşan bir albüm dikiliyor karşımızda. Grubun beyni Stu MacKenzie’nin sıkı bir Türk Müziği hayranı olduğu bilgisini de göz önüne aldığımızda böyle bir albümün hayat bulması çok doğal. Fakat doğrusunu söylemek gerekirse Flying Microtonal Banana‘ya bir süre kanım kaynamadı. Albüm son derece ilgi çekici olsa da, birkaç şarkı haricinde tam adapte olamadım. Ancak albümle attığım her turda biraz daha kendimi kaptırdım. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim, “Flying Microtonal Banana”da dönen mevzuyu anlayabilmek için albüme biraz vakit vermeli ve konsantre olmalısınız. Aksi takdirde grubun açtığı karadelikten geçmek için vize almanız biraz zor olur. Yıl sonunda adından çokça söz edeceğimizden emin olduğum Open Water ve Nuclear Fusion şarkıları albümün parlayan yıldızları. Öte yandan Aşık Veysel’in efsanevi şarkısı Kara Toprak’tan esinlenilerek yazıldığı açık olan Sleep Drifter’ın da son derece etkili olduğunu söyleyebilirim. Eğer zaman içinde grup elemanlarından birisi Tolgahan Çoğulu ve Sinan Cem Eroğlu’nun Microtonal Guitar Duo albümünden bahsederse hiç şaşırmayacağımı da eklemeliyim. Kısacası yılın ilk çeyreğinde dinlediğim en iyi albümler arasında yer alıyor Flying Microtonal Banana. Aynı zamanda grubun bu yıl içerisinde çıkartacağı diğer dört albüm için de heyecanıma heyecan katıyor.

Comments are closed.