King Krule – Man Alive

Albüm Kritik|

Arcy Ivan Marshall ya da sahne mahlasıyla King Krule yeni uzunçaları Man Alive’da dünyasının kapılarını sonuna kadar açıyor. Bu dünya her zaman mükemmel değil. Her zaman berbat değil. Her zaman agresif değil. Her zaman sakin değil. Tıpkı içinde yaşadığımız dünya gibi.

Albümdeki anarşi ambiyansı her köşede kendini belli ediyor. King Krule’un agresif vokali cümleleri bir bir ezerken köprü altlarındaki karmaşık yazıları ve kırık bira şişelerinin bayat alkol kokusu yaydığı çıkmaz sokakları görebiliyorsunuz. Yirmi beş yaşındaki müzisyen ilk kez bu denli sert ve tavizsiz. Joy Division seven bunu da sever. Bakış açıları aynı mı? Değil. Şarkı sözlerinin dayanağı aynı mı? Değil. Ama öyle bir anda öyle bir bass gitar ritmi duyuyorsunuz ki “Evet işte bu aynı damar” diyorsunuz ister istemez. Sonra öyle bir an geliyor ki Blur’ün Modern Life Is Rubbish albümüne ışınlanıp Damon Albarn’ı işittiğinizi zannediyorsunuz. Hadi tam adres verelim: Man Alive’ın altı numaralı şarkısı Perfecto Miserable yıllar önceki kompleks ve bir o kadar güçlü Blur şarkılarına çok yakın çizgide ilerliyor. Damon Albarn vurgusunu bu nedenle yapıyorum. Marshall sadece müzik sahnesinin meşhur isimlerinden etkilenmedi, bizzat kendisi hayali kahramanlar yarattı. O genç yaşına rağmen müzik çalışmalarında birçok farklı mahlas yarattı ve bu mahlasların her birinde yeni dünyalar keşfetmesini bildi. Zoo Kid, DJ JD Sports, Edgar the Beatmaker, Edgar the Breathtaker, Lankslacks, The Return of Pimp Shrimp… Daha saymama gerek var mı? Bir müzisyen daha ne kadar üretken olabilir ki? Üstelik yirmili yaşlarının henüz ilk beş yılında yaptıkları bu. Elli yaşına geldiğinde bu yaptıklarından gurur mu duyacak? Yoksa bu dönemi unutmaya mı çalışacak? Bence her ikisi de olmayacak ve Marshall yeni mahlaslar ve yeni dünyalar keşfetmeyi sürdürecek. Geriye bakmadan. Arkasında biriken külliyatı düşünmeden. Man Alive’ı dinlerken ben bunu fark ediyorum. En iyi yanlarını sıralarken, kendine acımasız davranırken, aldığı nefesin baskısını hissederken, arka sokakların ritmini var ederken üzgün, agresif, umursamaz ve hep genç kalmak için yemin eden biri o. Man Alive’daki on dört şarkı bir bütün. Şarkılar birbirine bağlı. Arka fondaki uğultu bile zamanın durdurulamaz yönüne güçlü bir vurgu. Yapabiliyorsanız bu albümü plaktan dinleyin. Yılın şimdilik en iyilerinden. 

 

Comments are closed.