Ozzy Osbourne – Ordinary Man

Albüm Kritik|

Ordinary Man açılış parçasından itibaren beklentiyi o kadar yükseltiyor ki kırk yıllık solo kariyerinde Ozzy Osbourne’un yapmış olduğu en iyi albüm bu mu acaba diye kendinize sormadan edemiyorsunuz. Bunun en büyük sebebi onun yetmiş bir yaşında olmasına rağmen kendi çizgisini ve soundunu hiç bozmadan günümüze ayak uydurabilmesi.

1948 doğumlu rockstar on yılın ardından çıkardığı solo albümü Ordinary Man ile rock müzik piyasasına çok sıkı bir geri dönüş yaptı. Albümün çalma listesine göz gezdirdiğimde ufak çaplı bir şok geçirmiştim. Kendime direkt olarak şu soruyu sordum “Travis Scott ve Post Malone’un bu albümde ne işi var?” Bu sorunun arkasından zihnimde başka bir soru daha belirdi: “Travis Scott ve Post Malone’u albüme dahil ederek çalakalem işlerle genç kuşağın ilgisini Ordinary Man yönüne mi çekmek istedi?” Aslında ikinci soruya “Ozzy’nin, koskoca Karanlıklar Prensi’nin gençlerin ilgisine ihtiyacı mı var?” tarzında bir cevap verdiğinizi duyar gibiyim. Zaten ihtiyacı olmadığını albümün genelinde ispat ediyor. Travis Scott meselesini tam olarak aydınlatamadım ama Post Malone’un aslında sıkı bir rock ve metal dinleyicisi olduğunu bilmeyenler için söyleyeyim. Hatta öyle ki hip-hop listelerini altüst etmeden önce de bir metalcore grubunun vokalistiydi. Post Malone ile ortak şarkı üretme fikri ise Ozzy’nin kızı Kelly’den gelmiş. Gerçekleşen bu proje sayesinde Post Malone bir nevi hayallerini gerçekleştirmiş oldu. Çünkü rock ve metal piyasasındaki ağırlığı tartışmasız olan bir sanatçının belki de çıkardığı son uzunçalarda kendisine yer buldu. Son olabilir diyorum çünkü Ozzy Osbourne’a parkinson teşhisi kondu. Umarım en yakın zamanda sağlığına kavuşur. Ordinary Man’in orkestrasında davullarda Red Hot Chili Peppers’tan Chad Smith, bass gitarda ise Guns’n Roses’dan Duff McKagan var. Ordinary Man’in sizi çıkarttığı yolculuk Straight To Hell ile başlıyor. Henüz ilk şarkıda güçlü riffler ve sert davullar ile birlikte rock müziğin gücünü ve rahatlatıcı etkisini hissediyorsunuz. Elton John ile beraber yapmış oldukları Ordinary Man ise karanlıklar prensinin yumuşak şarkıları içerisinde en iyilerden biri olmaya aday. Köklü geçmişi olan rock ve metal sanatçıları  ve grupları “yenilik” ya da “yeni neslin dikkatini çekebilme” adına albümlerinde türlü şaklabanlıklara imza atarken Osbourne’un kendi soundunu hiç bozmadan bunu başarabilmesi gerçekten takdire şayan.

Comments are closed.