Rammstein- Zeit

Albüm Kritik|

Dünyanın en önemli Neue Deutsche Härte* ekiplerinden Rammstein, üç yıl aradan sonra sekizinci stüdyo albümleri Zeit ile karşımızda. Pandemi döneminde stüdyoya kapanan köklü grup zaman konsepti altında yalnızlık, ölüm korkusu, yaşlılık gibi konuları derinlemesine işliyor.

Bazen de altyapısındaki sertlikle paralel, estetize etmediği cinsel dürtülerle dalga geçiyor. Albümün tamamında bir ritüel hissi var, militan riff’ler korkularımızı ve hayvani duygularımızı bir ayindeymişiz gibi yaşatıyor bize. Albümün açılışı Armee der Tristen bir melankoli marşı. Muazzam bir açılış. Özetle “Çok mu üzgünsün, haydi gel birlikte üzülelim” diyen bu şarkı diplere doğru birlik çağrısı yapıyor. Zeit tam anlamıyla anafikri açık ediyor: “Gençlikten sonra perişanlık gelecek / Yaşayana kadar hâlâ ölüyoruz / Yaşayarak ölüme gidiyoruz.” Nisan başında yayınlanan klibinde geriye doğru akan zamanla, hatta Miyazaki’nin ünlü Spirited Away yapıtını andıran göndermelerle ruhlarımızı yıkayan, kendimizle yüzleşmemizi sağlayan Zeit, nakaratında “Zaman, lütfen dur bekle! Ben henüz hazır değilim” diyerek salgının ilk günlerinde yaşadığımız korku dolu, yalnız günlerimizi bize yeniden hatırlatıyor. Bu bağlamda devam eden şarkılardan biri de Schwarz. Bu şarkı, yalnız kalınca karanlığa çekildiğini, gecenin siyahını ve soğuğu sevdiğini anlatan şiirsel bir şarkı: “Güneşin ölümü bir lütuftur bana / İç karanlığın derinliğini…” Aynı zamanda bir şair olan Till Lindemann’ın bir önceki albümde Puppe ile işlediği aile travması kavramı bu kez karşımıza Maine Tränen’de çıkıyor. Çocukluğundan bu yana annesinden şiddet gören ve hala annesiyle yaşamaya devam eden birinin gözyaşlarını anlatıyor bu şarkı. “Bir adam ancak annesi öldüğünde ağlar” diyor. Elbette konu Rammstein olunca konuşmaya çalıştığımız Almancaya dikkat etmeliyiz. Albümün en eğlenceli şarkılarından Zick Zack öyle mesela. Muazzam riffleriyle yaşlanma korkusu yüzünden sürekli estetik yaptıran, buna bağımlı hale gelen insanları resmediyor bu şarkı. Klibinde de birbirinden gülünç estetik facialarına dönüşen grup elemanlarını görüyoruz. Till Lindemann’ın yüzü eriyor, düşmek üzereyken bantlıyorlar. O da bu şarkıda belindeki yağları aldırınca penisinin yeniden güneşi görebildiğini söylüyor! Dicke Titten’de benzer muzırlıkta bir şarkı. Çok yalnız kaldığı için artık hiç seçici olmadığını söyleyen bir adam “Bir tek büyük göğüsler olsun” diyerek adeta absürd bir marşa hayat veriyor. Bana kalırsa albümün en iyi şarkılarından biri OK yani Ohne Kondom, Türkçesiyle Kondomsuz. Ruhani bir tören kıvamında giden şarkı hiçbir nedeni olmadan duyguları direkt yaşamak isteyen birini anlatıyor. Sonunda seks anını tasvir eden müthiş bir çıkış solosu var. Adeta yüzeysel ve içgüdüsel arzularla alay eden bir şiddet içeriyor. Albümün üçüncü klibi olarak geçtiğimiz günlerde yayınlanan Angst ise geleneksel bir Alman çocuk oyununu anlatarak korkuyu işliyor. “Herkes siyah adamdan korkar” diyerek anlattığı şey aslında hepimizin korku cumhuriyeti içinde yaşayarak bu duygunun esiri haline gelişimiz. Lügen ise sürekli yalan söyleyen bir adamın kendiyle yüzleşmesi. “Bana kim inanırsa bu kendi hatasıdır” diyor.

 

Rammstein’ın Zeit adını taşıyan yeni stüdyo uzunçaları 29 Nisan ’22 tarihinde Universal aracılığıyla yayımlandı.

 

Rammstein’ın üç yıl aradan sonra yayınladığı Zeit ile vermek istedikleri mesaj biraz da zamanın ruhuna göre dinlenmeli. İzolasyonun bizi fiziksel, duygusal ve zihinsel olarak nasıl etkilediğini pek çok karaktere bürünerek anlatıyorlar. Bize o günlerin travmalarını tekrar yaşatıyorlar. Ölmekten, yaşlanmaktan, politikadan nasıl korktuğumuzu, sevgi ve aşk kavramından uzaklaşıp yüzeysel zevklere nasıl vahşice yönelişimizi konu ediniyorlar. Hem çok gerçek hem de çok eğlenceliler. Zeit, çarpıcı bir hikâye. Sesi açarak güvenle yolumuzu kaybedebiliriz.

*1990’lardan bugüne gelen endüstriyel rock-metal Alman grupları akımı.

Comments are closed.