Rişar & Kupa Dörtlüsü’nün plak baskısı geldi

Yeni Sesler|

Anadolu topraklarında binlerce yıldır yaşayan topluluklar özgün kimliklerini kendi içlerinde koruyarak yıllarca birbirlerini kültürel olarak zenginleştirdiler. Bu topraklara da alabildiğine derin bir ortak kültürel miras bıraktılar.

Sonra ne olduysa oldu. Bir de baktık ki bu zengin kültürden ufacık bir iki kırıntı kalmış elimizde… Bu çoraklaşma birden bire de olmadı. Yakın zamana kadar Rumca bu ülkede hem Rumlar hem de onlarla iletişim halindeki diğer topluluklar arasında sıkça konuşulan bir dildi. İçinde rebetiko, eleftera tragoudia ve laiko gibi türleri barındıran Yunan müziği de Rum, Ermeni, Yahudi ve Türk müzisyenler tarafından büyük ölçüde dinlendi ve hatta icra edildi.

1919-1922 arasında Yunanistan ve Türkiye arasında yaşanan savaşa ve 1923 yılında iki ülke arasındaki zorunlu nüfus mübadelesine rağmen iki sağduyulu lider Atatürk ve Venizelos Ankara Antlaşmasını imzalayarak iki ülke arasında serbest nüfus dolaşımını getirdiler. 1930-1964 arasındaki bu dönemde, iki ayrı ulus devlete rağmen Türkiye ve Yunanistan arasındaki sanatsal ve müzikal paylaşım ve bunun sonucunda oluşan sanatsal füzyon da böylece devam etti.

Kupa 4 (Kupa Dörtlüsü) de bu zengin kültürel ortamın yarattığı bir grup. İstanbul’da ortak bir kültürü paylaşan dört Rum ve Türk müzisyence 1968 yılında kuruldu. Müzikal olarak rebetiko ve laiko kökenlerine dayansalar da aynı zamanda 68 kuşağının çocuklarıydılar. Bu yüzden bir yandan geleneksel anlamda bir laiko grubu özelliklerini taşısalar da, beat, surf ve shake gibi kendi dönemlerinin ana akım müziklerinden de etkilendiler.

Davul ve perküsyonları çalarken bir yandan da vokalleri üstlenen Rişar, enerjik Farfisa orgu tuşeleri ile Mimi ve buzuki tınılı gitar icraları ile Fikret Babalı Kupa Dörtlüsünün ses örgüsünü oluşturdular. Grup, sahnede ve plakta Hayko’ya da eşlik etti. Hatta Rişar’ın ticari zekâsı sayesinde Öztürk Serengil’den Zerrin Zeren’e çok sayıda şarkıcıya da plaklarda eşlik ettiler. Bu da yetmedi enstrümantal folk-rock plakları da kaydederek Anadolu Pop dönemine de izlerini bıraktılar.

1974 yılındaki Kıbrıs Krizine kadar Türk, Ermeni, Yahudi ve Rum müşteri kitlesinin doldurup doldurup boşalttığı tavernalara imzalarını attılar. Plakları da ana akım müzik medyasının listelerine girmese de hatırı sayılır satış tutarlarına ulaştı.

Ironhand Records, yıllar sonra grubun plaklarını yeniden gözden geçirerek bir toplama uzunçalar var etti. Bu toplamada Kupa Dörtlüsü’nün kendine özgü, Türkiye yapımı laiko beat/surf tarzında eserlerini dinlerken iki enstrümantal eserde de onları güçlü bir Anadolu Pop grubu olarak tanıyoruz.

Bu plak beş yüz adet sınırlı sayıda basıldı. İçeriğinde Münir Tireli’nin dört sayfalık bir tanıtım yazısı, arşiv fotoğrafları ve üstün bir remaster ile yeniden ele alınmış zihin açıcı bir külliyat yer alıyor. Plak baskına ulaşmak için info@ironhandrecords.com adresiyle iletişime geçebilirsiniz.

Comments are closed.