“Seni yolculuğa çıkarıyor”

Röportaj|

Black Lips. Kökleri milenyum öncesine, 1999 yılına kadar giden ekip garage rock sınırlarından kariyerini başlattı ve bir şekilde tüm kariyerini aşağı yukarı aynı çizgide ilerletmeyi başardı. Grup son olarak ocak ayının sonlarında kariyerinin dokuzuncu uzunçaları Sing in a World That’s Falling Apart’ı yayımladı ve tekrar radarımıza girdi. Onlara dair merak ettiklerimizi sormak için Atlanta merkezli ekibin kapısını çaldık ve üyelerden Jared Swilley ile konuştuk.

İstanbul’dan merhaba Jared. Öncellikle nasılsın?

Her şey olabildiğince yolunda diyebilirim. Umarım sen de iyisindir.

Teşekkürler Jared. İlk soruda yeni albümünüzden bahsetmek istiyorum. Spesifik bir hikayesi var mı?

Bir önceki albümden sonra aramıza yeni katılanlar oldu. Yeni planlar yaptık. Geride kalan birkaç yılı bunlar üzerine fikirler geliştirerek geçirdik. Albüme giden yolda bu değişiklikler de belirleyici oldu.

Sence grup kariyerinde tam olarak nerede duruyor bu yeni LP?

Bunun tam olarak cevabını verebileceğimi sanmıyorum. Ama sana şu kadarını söyleyebilirim: Doğal bir gelişim süreci izledik albümü tamamlarken. Bu doğallık ve samimiyetin albüme yansıdığını belirtebilirim.

Bu arada Sing in a World That’s Falling Apart’ın kayıtlarını Valentine Recording Studios’ta gerçekleştirdiniz. Neler hissettiniz?

Kesinlikle muhteşemdi. Ne diyebilirim ki! Orada çok zengin bir tarih var. The Beach Boys oradaydı bir zamanlar, biliyorsun sen de. Stüdyoda çalışmak seni bir yolculuğa çıkarıyor bir nevi. Orada olduğumuz her an zamanda geriye gittiğimizi hissediyorduk.

Kayıt periyodu ne kadar sürdü?

Yaklaşık olarak üç hafta diyebilirim. Ama bir dakika! Biz buna bir ay diyelim. 

Anlaştık. (Gülüşmeler) Şöyle bir bakınca Black Lips’in yirmi yılı devirdiğini görebiliyorum. Müzikal gelişim veya dönüşümünüz konusunda neler düşünüyorsun?

— — —

“Yirmi yıl. Gerçekten hayal etmesi zor. Doğrudur. Evet, yirmi yılı geride bıraktık. Ama bu bana yirmi yıl gibi gelmedi. Daha kısaydı sanki.”

— — —

Sanırım artık daha tecrübeliyiz. İlk başladığımızda enstrümanlara hakimiyet konusunda şu an olduğumuz seviyede değildik belki de. Hemen hemen her grupta olduğu gibi. Aslında hemen hemen her şeyde olduğu gibi. Zamanla daha iyi oluyorsun. Şarkı yazma konusunda da daha iyiyiz artık. Ama şimdi gerçekten tuhaf geldi. Yirmi yıl değil mi? Eminiz değil mi? Gerçekten tuhaf. (Gülüşmeler)

Bu geride kalan bu yirmi yıllık süreçte teknolojik gelişmeler müziğin her alt tavrına sirayet etti. Bu gelişmelerin bağımsız rock dünyasına etkisi hakkında neler söylersin?

Biz bu değişimlerden olabildiğince uzak durduk. Hala eski usul ilerliyoruz. Eski teknoloji, eski müzik teknolojisi bizim için geçerli olan yöntem. Görüldüğü gibi biz çok da modern bir rock grubu değiliz.

Black Lips’in ilham kaynağı nedir?

Birçok şey var. Amerikan merkezli rock & roll ve country müzik bunlar arasında. Belki ilk sırada özgürlük var. Ne yaparsan yap ama özgür hisset. Ürettiklerinden keyif al. Bizi biz yapan ve büyüten şey elbette rock & roll oldu. Merkezde o var.

Bu son sorum olacak Jared. Gelecek planlarınız neler?

Yeni bir albüm çıkardık. Bunun heyecanını hissediyoruz ve doğal olarak bir turneye başlayacağız. Bahar aylarından itibaren tüm dünyayı kapsayacak bir turne bu. Asya’dan Avrupa’ya, Kuzey Amerika’dan Avustralya’ya kadar uzanan bir konser serisi.* 

Belki İstanbul?

Neden olmasın. Umarım. İsteriz. Daha önce üç defa geldik oraya. Çok iyi hissettiğimiz anlardı. Orada arkadaşlarımız da var. Umarım gelebiliriz.

 

*Dipnot: Röportaj COVID-19 salgını henüz dünya geneline yayılmadan önce gerçekleşmişti. Black Lips’in röportajda belirtilen turnesi sonbahara kadar ertelendi.

Comments are closed.