Sertab Erener – Ben Yaşarım

Albüm Kritik|

Türkiye pop müziğinin aydınlık yüzü Sertab Erener dört yıllık aranın ardından külliyatına bir stüdyo albüm daha ekliyor. Ben Yaşarım, Sertab Erener’in sanatçılığının güçlü bir dışavurumu.

Müziğine hassasiyetle yaklaşan ve zamana meydan okuyan bir ses Sertab Erener. Yıllar boyunca berrak sesiyle birlikte yaş alarak derin bir bağ kurduk onunla. Ben Yaşarım ise paletine eklediği yeni renklerle bu bağı kuvvetlendiriyor.  Prodüktörlüğünü Sertab Erener ve Emre Kula’nın üstlendiği uzunçalarda Erener’in birlikte çalıştığı çekirdek kadronun emeğine değinmek gerek. Kayıt ve mikslerde Ozan Yılmaz’ın imzasına rastlıyoruz. Etkileyici albüm kapak görseli ressam Dicle Çiftçi’ye ait. Müzikal doku Emre Kula’nın gitar işçiliği, Alp Ersönmez ve Cenk Turanlı’nın güçlü bass ritimleri ve Ersel Serdarlı’nın katkılarıyla zenginleşiyor. Kayıt süreci Kala İstanbul Stüdyosu’nda gerçekleşen albümün soundunun mimarları Emre Kula ve Sertab Erener. Bu ikilinin müzikal kimyası hayranlık uyandırıyor. Erener burada iddialı olmanın peşine düşmeden çok yönlü yorumculuğuyla kalbini açıyor bizlere. Bildik yaşantıların özünü değiştirmeden rafine cümlelerle aktarıyor. Hepimizin incindiği, mücadele ettiği, aşık olduğu yerlerden yakalıyor bizi. İsabetli giriş şarkısı Ben Yaşarım’ı, ilk dinleyişte ısındığımız Farzet takip ediyor. Aşkın halleri Sertab Erener’in sihirli sesinde içli bir hale bürünüyor. Geçer, “Korkma geçer, seni sen yapan bir his kalır” diyerek ağırbaşlı sözleriyle başımızı okşuyor. Yaz şarkısı hafifliğindeki Kafanı Yorma dinlerken sıkça gülümsetse de albümün en zayıf noktasına denk düşüyor. Söz ve müziğinde Doğan Duru’nun imzasını gördüğümüz Koyudur Karanlığı vokal aranjmanıyla Sertab Erener’in diskografisinde ayrı bir yerde duruyor. Vokalini armonik bir enstrüman gibi kullanan sanatçı, pürüzsüz sesiyle usul usul sarıyor bizi. Afallatıcı sözleriyle yükselen bu görkemli kaydın ardından tüm zorlukları kucaklama isteği yaratan Aç Sesini kendini gösteriyor. Albümün en protest ve sıkı çalışması ipleri eline alarak cesaret aşılıyor bizlere. Rock ve pop arasındaki noktaların tertemiz gitar tonlarında birleştiği uzunçalar boyunca daima sadelik gözetiliyor. Sözleri Can Bonomo’ya, müziği Emre Kula’ya ait Anca Gidersin şiirsel bir dokunuş katıyor. Albümün en sonunda yer alan parçanın rock versiyonu ise gözden kaçmaması gerekenlerden. Erener’in bir duygudan diğerine zahmetsizce akıp giden vokallerinin lezzetini aldığımız şarkılardan bir diğeri de Belki de Aşk Lazım Değildir. Sözlerini Sezen Aksu’nun kaleme aldığı şarkı bir klasik olmaya aday. Sonrasında dinlediğimiz Hepsi Aşktan karşı konulamayacak kadar keyifli. Keskin sözleriyle bir bıçak gibi saplanan Kız Leyla’yı takiben ses veren Belki de Dönerim, ilk dinleyişte ağırlığını hissettirmekte zayıf kalsa da kapanışı çarpıcı bir şekilde gerçekleştiriyor. İhtişam ve yalınlığın yan yana var olabileceğini gösteren Ben Yaşarım’ı dinlerken Sertab Erener’in müziğine müteşekkir olacaksınız. Dikkatinizden kaçtıysa, sonbahar aylarına nokta atışı niteliğindeki bu çalışmaya kulak vermenin tam vakti.

Comments are closed.