Sevdaliza – Shabrang

Albüm Kritik|

Tahran doğumlu müzisyen kariyerinin ikinci stüdyo albümü Shabrang ile Doğu-Batı buluşması hedefinin ötesine geçerek electronic altyapılardan güç alan kompleks bir kayıt var ediyor.

Basitçe söylemek gerekirse Sevdaliza’nın sesi farklı geliyor, başka hissettiriyor. İran doğumlu müzisyen kariyer başlangıcını ve yükseliş sürecini Hollanda’da hayata geçirdi. Shabrang onun ikinci uzunçalar çalışması. Şarkı sözlerinden kliplerine, canlı performanslarından albüm kapak fotoğraflarına kadar çarpıcı bir çizgisi var onun. Burada da söz konusu çarpıcı hattı görebiliyoruz. Olduğu gibi dövülmüş ve yaralanmış olsalar bile cesaretle belirsizliğe ve üzüntüye bakan gözleri var. 2017 yılında yayımlanan ilk stüdyo albümü Ison’da olduğu gibi, Sevdaliza’nın sesi bir kez daha çarpıcı bir özveriyle dinleyicilerin kalplerinde yankılanıyor. Ison ile karşılaştırdığınızda Shabrang vokal yönü olarak Sevdaliza’nın yeni bir alan açamadığını fark ediyorsunuz, ancak en kötüsü ne olabilir? Kendini tekrar mı? Kabul ediyorum. Sesi çok ağır. Şarkılar birçok farklı alt karakteri merkez hikayeye katmaya çalışan bir film gibi kompleks. Kabul ediyorum. Sevdaliza yoğun, katmanlı ve kolay olmayan bir dünya yaratıyor. İçinde yaşamak için çaba sarf etmelisiniz. Daima gözünüzü dört açmalısınız Bu dünya tanıdık geliyor değil mi? Shabrang, Sevdaliza’nın  art pop, trip-hop ve electronic hatlarına kadar farklı müzik tarzlarında zarif bir şekilde ilerlediğini kanıtlıyor. Bu karışımla oldukça etkili bir tonu var ediyor. Sevdaliza’nın vokalleri her an ön kanalı temsil ediyor. Portishead, Massive Attack ve FKA Twigsvari ses sekansları duyuyoruz Shabrang’da. Joanna, Dormant, Human Nature, All Rivers at Once ve Wallflower benim için listenin öne çıkan şarkıları. Sevdaliza artık sadece Doğu – Batı çizgilerini buluşturmakla ilgilenmiyor. Albümle ilgili şunları söylüyor: “Kendime derin bir aşk mektubu bu. Shabrang, ruhumda işleyişin bir tasviri. Tıpkı önünüzde olan hayatı izlemek gibi. Her zaman ışığa dönmeye çalışarak, umut, inanç ve korku arasında, distopya arasında gidip geliyorum. Ayrıcalıklı ama yanlış anlaşılmış hissediyorum.” Daha üzerine ne söylenebilir ki? Shabrang ismini Pers mitolojisinin önemli figürlerinden Siyâvuş’un Gece Rengi atından alıyor. Karmaşanın ortasında huzurlu bir alan, savaş hattındaki mayınlı ama sessiz ve sakin bir üçüncü bölge Shabrang.

Comments are closed.