Tame Impala – The Slow Rush

Albüm Kritik|

Kevin Parker evinin bir odasında, küçük bir stüdyoda kapıları dünyaya açılan şarkılar üretiyor. The Slow Rush onun uzun ara dönemini sonlandırırken yıllar içerisindeki değişimini, ses mühendisliğindeki ustalığını ve vurgu farklılıklarını da gözler önüne seriyor.

Burada modern disco dönemi, soft rock, psychedelic pop ve electronic wave gibi birçok tavır var. The Slow Rush ile Tame Impala 2015 sonrasındaki ilk albümünü çıkardı. Beş yıl gerçekten çok uzun bir süre. Müzikteki beş yıl ise normal hayat akışındaki on yıla eşittir. Teknoloji çok hızlı ilerliyor. Müziğin dinleyici kitlesi üzerindeki etkisi ve dinleyicinin müzikten beklentisi de hızla değişiyor. Otuz saniyelik intronun bile sabırsızca atlandığı bir çağdan bahsediyoruz. The Slow Rush ise bu etkenlere kulağını tıkamış. Bu tavrını takdir ediyorum. 17 Temmuz ’15 tarihinde Currents isimli bir albüm yayınlayan ekip deyim yerindeyse müzik cenahında bomba etkisi yaratmıştı. Currents geçmiş dönemi kutsayan elektronik sekanslarla 1960 sonlarının saykodelik ritimlerini birleştiriyordu. Parker belki de hayatının en rahat dönemini yaşadı. Zafere ulaşmanın rahatlığı. The Slow Rush işte böyle bir görkemli hattı takip ediyor. Muhakkak Currents ile kıyaslanacak ve muhakkak ona yenilecek. Çünkü The Slow Rush kendini kanıtlama zorunluluğu hissetmiyor. Çünkü artık Tame Impala kendi dünyasında yaşayabiliyor. Açılıştaki One More Year deneysel sekansların birleşiminden meydana çıkıyor örneğin. Bir konserin içindesiniz ve etrafınızda ışıklar dans ediyor o an sanki. Hemen ardından başlayan Instant Destiny ve ona bağlı ilerleyen Borderline albümün ön hattı olabilir. Sekiz numaradaki Lost in Yesterday’daki kayboluş atakları yankılı vokalde kafamızda gürültü koparıyor, ancak bu gürültü kesinlikle rahatsız edici değil. Kapanışa yakın ses veren It Might Be Time ise yine zaman vurgusunda bizi çekim alanına dahil ediyor. The Slow Rush toplamda on iki şarkıdan oluşuyor ve bir şarkıya eşit pasta payı veriyor. Başrol yok. Bu albüm birkaç büyük şarkının üzerinden dönmüyor. Bunun Tame Impala için değil ama Tame Impala hayranları için bir sorun teşkil ettiğine eminim. Currents büyük konserlerin albümüydü. The Slow Rush ise evde bir başına açıp mırıldanarak hayatına ortak edeceğin bir albüm. 

Comments are closed.