Teşekkürler Chester

Zaman Makinası|

Sert müziğin milenyumdaki şairi Chester Bennington yaşamına son verdi. Bir neslin çocukluk kahramanı artık aramızda değil. (Yazı: Özgür Yılgür)

’90’lı yıllar sert müzik için oldukça zordu. Daha birkaç yıl önce gezegeni sarsan gruplar artık yeni nesle işleyemiyordu. Seattle menşeli grunge, metal müziğin üzerine bir kürek toprak atmıştı. Fakat milenyumla birlikte nu-metal diye bir akımın sesleri yükselmeye başladı. Sert müziğin ihtiyaç duyduğu yeni kan bulunmuştu artık.

Linkin Park’ın esas önemi de bu noktada belli ediyor kendini. Nu-metal’in bayrak taşıyan grubuydu onlar. Benim de içinde bulunduğum neslin müzik dinleme alışkanlıklarını şekillendirdiler. Belki de birçoğumuzun ilk defa müzik dinleme alışkanlığı edinmesini sağladılar. Grubun vokali Chester Bennington’ın 20 Temmuz akşamı yaşamına son vermesiyle, çocukluğumuzdan kalan bir kahramanı da kaybettik.

Linkin Park benim için çok özel bir grup. Küçük yaşlarda video oyunları ve dönemin müzik keşfetme kaynaklarından biri olan MTV sayesinde metal müzikle tanışmıştım. Ancak o yaşlarda ne dinlediğimin farkında değildim sanırım. On yaşıma geldiğimdeyse karşıma Numb‘ın klibi çıktı. Hemen ertesi gün Meteora‘nın CD’sini aldım. O günden sonra müzik en büyük tutkularımdan biri haline gelmişti. O CD’yi de çiziklerden çalışamaz hale gelene kadar dinlemeyi ihmal etmedim.

Fakat Linkin Park sadece benim için özel bir grup değil. Koca bir neslin sorunlarını dile getiren, onların sesi ve en yakın dostu olan gruplardan biri aynı zamanda. Nu-metal tarihinin uzak ara en iyi albümü olan Hybrid Theory‘deki tüm şarkılar birer gençlik marşıydı. Chester’ın yazdığı sözler karşılıksız aşklarımıza, okulumuzdaki zorbalara, kişiliğimize oyun hamuru muamelesi gösteren yetişkinlere ve gençliğin üzerindeki tüm baskılara öfkesini kusuyordu. Bu şarkılar sayesinde tüm sorunlarımızı paylaşabileceğimiz, ihtiyaç anında sığınabileceğimiz bir limana yani müziğe sahip olduğumuzu biliyorduk.

Kabul etmem gerek Linkin Park’ın Meteora‘dan sonra çıkarttığı hiçbir albümle bağ kuramamıştım. 2014 yılında çıkarttıkları The Hunting Party grubun eski günlerine döndüğüne bir işaretti, fakat devamı gelemedi. Bu yıl çıkarttıkları One More Light ile Linkin Park’tan ümidimi kesmiştim. En eski dostlarımdan biriyle aram açılmıştı artık. Ancak Linkin Park deyince aklıma hep ilk iki albüm gelir. Karşılık alamadığım aşklarımda çareyi Chester’ın yazdığı sözlerde bulduğum dönemlere dönerim.

Onunla böyle bir bağ kurmamızın çok temel bir sebebi vardı. Chester’ın verdiği röportajların çoğundan tutkulu bir insan olduğunu rahatlıkla çıkartabilirsiniz. Örneğin çok sıkı bir Depeche Mode ve Stone Temple Pilots hayranıydı. Öyle ki hep Stone Temple Pilots’ın bir elemanı olmayı hayal ettiğini dile getirmişti. Scott Weiland’ın ölümünden sonra çıkan High Rise albümünde vokalleri üstlenerek bu hayalini gerçekleştirmişti Chester.

Chester Bennington 20 Temmuz akşamı yakın dostu Chris Cornell’in doğum gününde hayatına son verdi. Bizlerse çocukluk kahramanımızı yitirdik. Bana ve neslime müzik tutkusunu aşıladığın ve sıkıştığımda sığınacağım şarkılara hayat verdiği için teşekkürler Chester.

Comments are closed.